Skip Navigation Links

TARÇIN VE SOĞANIN, ŞEKER HASTALIĞI VE PROSTAT SAĞLIĞINA TEDAVİ MAHARETİ

Dünyada en çok görülen rahatsızlıkların başında geliyor.

Recep EKİNCİ

Gazete Köşesi   A+a-

İlerleyen aşamalara kadar fark edilememesi hayatı tehdit eden bir soruna dönüşebilirken, fark edildikten sonra yaşam tarzını değiştirmek önemli oranda bu hastalıkla mücadele etmeyi mümkün kılıyor. Özellikle bazı besinlerin tüketiminde doğru seçenekleri tercih etmek, şeker hastalığını büyük oranda düşürebilir.
İşte uzmanların mutlaka tüketin dediği o besinler, TARÇIN VE SOĞAN
TARÇIN; İçeriğindeki sinnamil aldehit maddesi hücrelerin insüline olan hassasiyetini artırarak kandaki glukozun hücrelere geçişini kolaylaştırır ve kan şekerini dengeler. Yapılan araştırmalar, yarım çay kaşığı tarçının bile kan şekeri dengesini sağlamaya yardımcı olduğunu gösteriyor. En iyi kan şekeri dengesini sağlayan tarçın ise Çin tarçınıdır. Tarçını süt ya da yoğurdunuza ekleyebilir, çaylarınızda kabuk tarçın olarak kullanıp aromatik bir tat yakalayabilirsiniz. Tarçının tatlı isteğinizi baskılamasını istiyorsanız; elmayı dilimleyip üzerine tarçın serpip fırında pişirerek hafif bir tatlı elde edebilirsiniz. Tarçının maksimum dozu ise 1 tatlı kaşığıdır (6 gram), günde 1 tatlı kaşığını geçmemek kan şekerinizi dengelerken fazlasını tüketmek kan şekerinizi fazlaca düşürerek hipoglisemiye girmenize neden olabilir.
SOĞAN; Yenildiğinde 4 saat içinde kan şekerini düşürüyor!
Diyabetin yaygınlığı hızla artıyor ve obezitenin bu eğilimi artırdığı tüm bilim çevrelerince kabul ediliyor. Semptomlar genellikle susuzluk hissi, yorgunluk ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı içerir. Neyse ki beslenme sistemi, tüm bu risklerle baş etmenize olanak tanıyor.
Diyabet, kan şekeri anormallikleri ile bağlantılı bir grup hastalıktır. Vücut, kan şekerini düzenleyen bir hormon olan insülini üretemediğinde veya yeterli düzeyde salgılamadığında bu durum ortaya çıkar. Yüksek glikoz seviyelerini yönetmek, vücudu geri dönüşü olmayan sinir hasarından korumak için oldukça önemlidir. SOĞAN önemli bir gıda, SOĞAN tüketimden sonraki saatler içinde önemli ölçüde kan şekerini düşürerek yardımcı olabilir.
Enviromental Health Insights dergisinde yayınlanan bir çalışma, SOĞAN tip 1 diyabetli hastalarda kan şekeri düzeylerinde önemli düşüşler gözlemledi. Tip 2 diyabete sahip kişilerde SOĞAN tüketimden dört saat sonra 40 mg/dl'lik düşüş tespit edildi.
Bu bulgular, Endocrine Society'nin San Diego'daki 97. yıl toplantısında sunulan ve bilim insanlarının kan şekerinde yüzde 50'lik bir azalma gözlemlediği başka bir çalışma ile de SOĞAN TÜKETİMİNİN FAYDALARI doğrulandı.
Abraka'daki Delta Eyalet Üniversitesi'nden araştırmanın başındaki kişi olan Anthony Ojieh, SOĞANIN diyabet hastaları kişilerin tedavisinde bir kullanım potansiyeline sahip olduğunu açıkladı.
Yapılan deneyler sonucunda diyabetli üç grup fare üzerinde değişen dozlarda SOĞANIN etkileri incelendi. Bulgular, günde 400 ve 600 mg/kg'lık iki doz soğan özütünün, açlık kan şekeri düzeylerini, başlangıca kıyasla sırasıyla %50 ve %35 oranında güçlü bir şekilde azalttı.
Ojieh, soğanın kan şekerini düşürme mekanizmasını araştırdıklarını belirtti. Kan şekeri seviyelerinin düşürülmesinden sorumlu bileşiklerin, anti-diyabetik özelliklere sahip olan KUERSETİN VE KÜKÜRT bileşikleri olduğu düşünülüyor.
DOĞAL ŞİFA DEPOSU SOĞAN HER ŞEYE FAYDALI!
Mutfağımızdan eksik olmayan temel sebzelerden biri olan kuru soğan, çiğ ya da pişmiş olarak salatalarda, garnitürlerde, soslarda, yemeklerde ve hatta tek başına lezzet verici olarak kullandığımız bir sebze. Vitamin, mineral ve lif bakımından oldukça zengindir. Soğan, antioksidan ve kükürt içeren bileşikleri yüksek miktarda içermesi sebebiyle sağlığa birçok fayda sağlar.
100 gram çiğ soğan 40 kaloridir. Soğan; C vitamini, folat (B9 vitamini), quercetin ve piridoksin (B6) vitamini, fosfor, iyot ve kükürt de içerir, potasyumdan zengindir.
Büyüklük, şekil ve rengine göre farklılıklar gösteren birçok soğan türü vardır. En yaygınları beyaz, sarı ve kırmızı-mor olanıdır. Tadı da çeşidine ve mevsime bağlı olarak değişebilir. Her ne kadar sık kullandığımız bir sebze olsa da faydalarına baktığımızda beslenme düzenimizde soğana daha fazla yer açmak genel sağlığımıza fayda sağlaması açısından önemlidir.
KAN ŞEKERİ KONTROLÜNE YARDIMCI OLUR
Soğan tüketimi diyabet hastaları ve diyabet riski olanlar için kan şekeri kontrolüne yardımcı olabilir. Yapılan bazı çalışmalar, soğanın kan şekeri seviyesini düşürdüğünü göstermiştir. Yine şeker hastalarında yapılan bir çalışmada günde 100 gram çiğ soğan tüketiminin kan şekeri seviyelerinde önemli düşüş sağladığını ortaya koymuştur. Çalışmalar soğanın kan şekerini düşürücü özelliğinin içerdiği kükürtlü bileşiklerden ileri geldiğini göstermektedir. Soğan pişirildiğinde içeriğindeki kükürtlü bileşenler bozulabileceğinden bu etkisi azalır. Dolayısıyla soğanın bu etkisi için pişirilmeden ya da az pişirilerek tüketilmesi önerilir.
KANSERDEN KORUR
Soğan, sülfür içeren fitobesleyiciler ve flavonoidlerle (fisetin, kersetin gibi) kanserden korur. Bazı gözlemsel çalışmalarda artan soğan tüketiminin MİDE, MEME, KOLON VE PROSTAT KANSERLERİ gibi çeşitli kanser türlerinin riskini azaltabileceği görülmüştür. Soğan, önemli bir flavonoid olan kersetinin en fazla miktarda bulunduğu besinlerden biridir. Kersetin, tansiyonu düşürebilen, kansere karşı koruyucu etki gösteren, birçok hastalığın tedavisinde rolü olan ve kalp sağlığına fayda sağlayan bir flavonoiddir. Özellikle renkli soğan türlerinde bulunan soğana rengini veren antisiyoninler de kanserden koruyan güçlü antioksidanlardır.
KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDAN KORUR
Araştırmalar, soğan tüketiminin (Bileşeninde ki quercetinin) yüksek tansiyon, yüksek trigliserit seviyeleri gibi kalp hastalığı risk faktörlerini azaltmaya yardımcı (HDL faydalı kolesterolü yükseltici) olabileceği, vücuttaki yağlanmayı azaltıcı etkilerinin olabileceğini göstermektedir.
KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR
Bazı çalışmalar, soğanın kemik bozulmalarına karşı koruyucu etkileri olduğunu ve kemik kütlesini artırabileceğini göstermiştir. Yapılan gözlemsel bir çalışmada 50 yaş üzeri kadınlarda düzenli soğan tüketiminin artmış kemik yoğunluğu ile ilişkili olduğu görülmüştür.
SİNDİRİM SİSTEMİNİ DÜZENLER
Soğan, fruktan adı verilen prebiyotik çözünür lifler bakımından zengindir. Prebiyotik lifler bağırsaktaki faydalı bakterilerin besin maddesidir. Faydalı bakteriler dediğimiz probiyotiklerin çoğalmasını sağlar. Ayrıca prebiyotiklerin bağırsakta fermantasyonu sonucunda butirat gibi kısa zincirli yağ asitleri ortaya çıkar. Bunlar da kolon sağlığını iyileştirir, enflamasyonu azaltır ve kolon kanseri riskini azaltır. Ayrıca bu yağ asitleri bağırsak pH’ını düşürerek özellikle kalsiyumun daha iyi emilmesini sağlar.
ANTİMİKROBİYAL ETKİ GÖSTERİR
Soğanın güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğu, enflamasyonu azalttığı ve zararlı mikroorganizma gelişimini baskıladığı yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Soğan, bakteri, maya gibi zararlı mikroorganizmaların gelişimini engelleyebilir. Soğandaki sülfürlü bileşikler olan tiyosülfinatlar, zararlı mikroorganizmaların büyümesini engelleyebilen ve kan pıhtılarının oluşumunu önleyebilen bileşiklerdir. Ayrıca bu bileşiklerin bronşiyal astım krizlerinde de yararlı olabileceği bazı çalışmalarla gösterilmiştir.

Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
öne çıkanlar