Skip Navigation Links

Kriz 25 Kuruş mu?

Maalesef gündem o kadar hızlı değişiyor ki, yaşadıklarımızı unutuyoruz…

Gökhan GÖKPINAR

Gazete Köşesi   A+a-

 Dünümüzü unutup 25 kuruşluk gündeme odaklanarak, kaybettiğimiz milyonları, betona, ışıltılı sahte yaşamlara gömdüğümüz milyarları unutuyoruz…
5 yıldızlı tatilleri, keyfi…
Evlilik ve yemek programlarının şizofrenlerini kaçırmıyoruz!
25 kuruş poşet parasına verilen tepkiler, daha önce dolar 7.50 kuruşu gördüğünde yapılan zamlara verilmedi!
Evlerimizde artık kumaşlardan, eski elbiselerden bez çanta dikemeyecek kadar beceriksiz miydik?
Halbuki, yüce Türk milleti yokluk içinde ve sefalet içinde 7’den 70’e cephelerde onuru şerefiyle ulusal kurtuluş savaşını verirken, küçücük çocuklardan yaşlı ninelere kadar, evlerde artık kumaşlardan elbise dikiyor ve cephelere gönderiyordu, Mehmetçik üşümesin diye!
Alış veriş için bez çanta dikemeyen, onun da hazırını almak için para veren bir toplum olduk!
Sonrası ise yüzde 10 indirim kampanyaları!!!
Ya peki dolar düştüğü halde geri alınmayan yüzde 40?
Hep sonuçlarına bakarız, ya sebepler…!
Nefes, varlık ve daha bir çok vergiyi daha ödemeye doğru gidiyoruz…
Dünyaya gözlerini açma vergisi gibi…!
Vergi vergi vergi!
Gelmeden, kazanmadan nereye kadar?
Bir çoğunda;
Kışlık evle yazlık ev arası 10 dakika…
Her evin önünde 2-3 otomobil…
Toplu taşıma araçlarını kullanmak ikinci sınıf bir yaşam tarzıymış gibi…
Bir diğer kesim ise;
Ev kirası, elektrik, su, telefon, okul masrafları, gıda, giyim giderlerini bir asgari ücrete sığdırmak zorunda…
Çocuklarına kahvaltılık, gıda, giyim gibi zorunlu ihtiyaçlarına alamayacak duruma gelen milyonlar…
 
 
Bolluk döneminde büyük paralar kazanan sanayici, piyasalar biraz daraldığında kapılarını kapatıyor, işçi çıkarıyor, halkına sırtını dönüyor!
Birileri paraları yurtdışına mı kaçırıyor?
Hani iyi ve kötü günde sevecektik vatanımızı milletimizi bayrağımızı!
Bir çok sanayici, hala direniyor, ayakta durmak için mücadele veriyor, işçi çıkarmamak için çaba sarfediyor!
Allahım böylesi vatanına milletine bağlı, iyi ve kötü günde vatanını seven sanayicilerimizi her daim güçlü kıl…
 
 
Ya Suriyeliler?
Misafirperverlik de bir yere kadar!
Sahil kenarlarında önlerinde nargile, çay keyifte!
Benim Mehmetçiğim de Suriye topraklarında terörle mücadelede!!!
Suriyeli genç nüfusu ülkelerine gönderip, oralarda yaşamı yeniden tesis etmelerini sağlamak lazım…
 
 
Çok yönlü bir kriz…
Sebepleri 40 yıl öncesine dayanan…
Ve biz hala suni gündemle uğraşıyoruz!
Kadının saçı başı, eteğinin boyu, erkeğin bıyığı!!!
9 yaşındaki kız çocuğu 70 yaşındaki bir sapıkla evlenebilir miydi!!!
Gibi…
Medya da sapıttı!
Evlilik ve yemek programının şizofrenleri manşetlerde, canlı yayınlarda!!!
Biz bu duruma mı gelecektik?
Suçlu arayacaksak, hepimiz birden suçluyuz!
 
 
Bir de Trump belası!
Dünya’ya kafa tutan ekonomi savaşları!
Ekonomi savaşının kazananı olmaz, kaybedeni ise herkes!!!
 
Anasını ağlattı bir çok ülkenin!
Çin, Rusya, İran, Irak, Libya, Suriye, Avrupa’nın bir çok ülkesi!
Son 2 yıldır ekonomideki kötü gidişatın en önemli sebeplerinden biri de ABD’nin çirkin suratlı lideri Trump’ın Dünya’ya meydan okuyan, kibirli tavırları…
Savaşlara, kan ve gözyaşına doymayan ABD!!!
Katil!!!
Televizyon ekranlarında insanlıktan, demokrasiden bahsederken bile ağzından salyalar akan, ellerinde küçük çocukların kanını gizleyerek alçaklık yapan ABD!!!
Bir yolu, bir çıkış formülü olmalıydı!
Birileri dur demeliydi!!!
Ama nasıl?
Dünya devi bir çok ülke ABD’nin uyguladığı ambargo ve ek vergi uygulamalarına direnecek gücü kendinde bulamaz hale geldi!
Tüketim değil de üretimden yana bir Türkiye olsaydık, bu sıkıntılı süreci daha rahat atlatabilirdik...
Daha dik duran bir ülke olurduk!
Tarım ürünlerini ithal eder duruma gelmezdik!
 
Kriz derinleşiyor!
Ekonomistler uyarıyor; Bu günler iyi günlerimiz, daha kötüsü geliyor!!!
Vah vah vah ki ne vah!
Neden ama neden?
Müsrif bir toplum olduk!
İsrafı seviyoruz…
Hükümetin tüketim toplumu yaratması, vergi gelirleriyle sistemi çeviriyor olması, üretimi, ihracatı planlamadan geleceği hesaplamadan plansız giden iflas eden onca sektör…
Tarım ve hayvancılık başta…
ABD belli tarım ürünlerini ekme diyor ekmiyoruz!
Ama neden?
Demir çelik sektörü iflasın eşiğinde…
Gıda fiyatları el yakıyor!
Sebze meyve!!! Hiç yaklaşma bile…
Giyim sektörü…!
Bittik mi?
TÜİK verileri iyiye gidişi gösteriyor, gerçek hayat ve piyasa tam tersini…
O zaman bu işte bir yanlışlık var!
Ya birileri krizi fırsata çevirip piyasada rakamlarla oynuyor, kafasına göre zamlar üretiyor, ya da TÜİK başka ülkenin verilerini yayınlıyor!
Ağustos böceği misali…
Ağırdık yavaştık ama karınca misali ilerliyorduk…
Tüketim toplumu olduk…
Köylerde bile maydanozu, domatesi, naneyi, biberi evinin boş duran arka bahçesinde yetiştirmek yerine marketten alan bir nesil söz konusu…
Toprağa ellemekten korkan, utanan…
Halbuki topraktan geldik ve toprağa gideceğiz…
 
 
Alışmadık elde para durmuyor, hazıra dağ dayanmıyor…!
Bir kesim gerçekten zor durumda, geri kalan kısmı da birikimleriyle ayakta durabildiği kadar!
Birilerinin hazırladığı suni gündemlerin peşinde koşan sosyal medya klavyeşörleri!!!
Klavye başında delikanlılık yapanların bir çoğu, hala vasıfsız, bir meslek edinmeye yönelik çaba sarfetmeyen, ailesinin bütçesinden asalak misali beslenen …
Gerçekten uzak!
Bizi biz yapan değerlerden uzaklaştık, kendimize yabancılaştık!
Acilen kendimize dönmeli, köyden kente göçü, tersine çevirmeli!
Yüzbinlerce hektar arazi boş duruyor, işlenmeyi bekliyor…
Onbinlerce hektar mera alanı hayvancılık için değerlendirilmeyi bekliyor…
Şehirler doldu taştı, tüketim toplumu ekonomiyi patlattı!
 
 
Vergi yükü altında ezilen esnaf kepenk kapattı !
Şehirlerden köylere göçü başlatmak lazım…
Köy hayatını, tarım yapmayı cazip hale getirmek lazım…
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terörden temizlenen bölgelere, göçe zorlanmış, terör baskısından kaçmış vatandaşları şehirlerden geri getirmek lazım…
 
 
Gençleri tarım yapmaya özendirmek lazım…
Tarımdaki üretim maliyetlerini düşürmek, tarım ürünlerinin Pazar bulması ve çiftçiyi mutlu edecek bir gelire kavuşmasını sağlamak lazım…
Mutsuz ve umutsuz olmamak ve mücadele etmek lazım!
Aynı gemideyiz!
Gidecek başka yerimiz, başka vatan, başka TÜRKİYE yok!!!
Sen-ben yok biz varız diyeceğiz ve el birliğiyle bu sıkıntılı süreci atlatacağız!
Türkiye’de kaos, iç savaş gibi hayaller kuranların, bu hayallerini, heveslerini kursaklarında bırakacağız!!!
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
Gulbahar Gunes Terzi 
gazete manşetleri
öne çıkanlar