Skip Navigation Links

Y KUŞAĞI

Son yılların belki de en çok konuşulan konularından biri “ Z kuşağı” kavramı olmuştur.

Sıtkı Alper Özdemir

Gazete Köşesi   A+a-

Birçok tartışmaya konu olan bu kavram, bu dönemin çocukluğunu, gelecek zamanın ise yetişkinlerini ifade etmektedir. Sosyal yaşam, iletişim, teknoloji, aidiyet hissi, değerler ve insan psikolojisi bakımlarından değerlendirilmektedir.
Kuşak kelimesi belirli bir dönem içerisinde doğan, yani akran olan insanlara atfedilen bir isimdir aslında. Araştırmaları artan ve çokça bahsi geçen Z kuşağına karşın bir de bu araştırmaları yapan, bazen öven bazen de kaygı duyan bir akran grubu var, “ Y kuşağı”.
Bilimsel araştırmalara göre Y kuşağı 1980-1995 yılları arasında doğan kişileri temsil etmektedir. Z kuşağına ithaf edilen özellikler olduğu gibi Y kuşağı için de birçok belirlemeler mevcuttur. Elbette ki bu yazı yapılmış bir bilimsel çalışmanın yansıması değildir, zira alanım da değildir. Naçizane Y kuşağında yer alan genç, yetişkin ve insan olarak duygularımın kelimelere yansımasıdır.
“Çocuklukları ebeveynlerini memnun etmeye çalışarak geçti. Ebeveynlik dönemleri çocuklarını memnun etmeye çalışarak geçiyor. Sonuç, kendi çocukluk travmalarını çözmeye çalışırken, çocuğuma travma yaratmayayım diye ne yapacağını şaşırmış bir nesil.” Bu cümleler Y kuşağı ile ilgili okuduklarımdan aklımda yer eden ve beni çok etkileyen cümlelerdir.
Sosyal iletişime önem veren, kişisel bağlantılardan keyif alan, teknoloji henüz hayatın gidişatını tam da etkilememişken yani teknoloji fakirliğinde dünyaya gelen bir nesil Y kuşağı. Öğrenmekten keyif alan, öğrendikçe dahasını isteyen, teknolojinin hayatımıza girişini kabul eden ve en iyi şekilde kullanmaya çalışan, girişimci, araştırmacı bir nesil. Bir önceki nesil yani X kuşağına göre sosyal sorumluluk projelerine daha duyarlı, gezmeyi seven, planlarla hayatına yön vermeye çalışan, Z kuşağına göre ise daha sabırlı belki de biraz da kaderci bir kuşak.
Sokakta top oynayan ya da ip atlayan bir çocukluğu olmuş, sorumlu bir birey olma anlayışıyla hayatın yükünü sırtlanmaktan kaçınmamıştır Y kuşağı. Yer aldığı yıllar (1980-1995) teknolojinin geçiş yılları olduğu gibi sanki hayatın da geçiş dönemi bu kuşaktır. Gelenekçi yaşantıyla özgürlük kavramının karışımı, toplum ne derle bu benim hayatım felsefesinin karmaşasıdır. Önceki kuşakların, yel değirmeni döngüsünün vermiş olduğu sınırlarla büyümüş, hayal gücü, hedefleri ve mutluluğu arayan yapısı ile her zaman kabuğunu kırmaya çalışmış, arada kalmış bir kuşaktır Y kuşağı.
Anne-baba değerleri ile büyüyen, anne-babasından görse de görmese de çocuklarına sevgiyi, özgürlüğü, kendine güveni, temiz çevre bilincini aşılayan, insana kıymet vermeye çalışan, doğayı, hayvanı sevmeyi öğreten, eğitim ve gelişmeyi en üst düzeyde çocuklarına yansıtan güzel bir nesildir.
Hatıratlarında tetris, tom ve jerry, hugo ve Tolga abi, bizim city, siyaset meydanı, 32. Gün, Barış Manço ile 7 den 77 ye, hedeflerinde idealleri, gerçeklerinde ise hem kendi hem de çocukları için verdiği hayat mücadelesi vardır.
Y kuşağı…
İnatçı, iadelist, duyarlı, gelenekçi ve özgürlükçü bir nesil.
 
Saygılarımla,
 
Sıtkı Alper ÖZDEMİR
Akademisyen
İnşaat Mühendisi
Kentsel Dönüşüm Uzmanı
 
İnstagram/ alper_ozdemirr
Facebook/ alper.ozdemir.564
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
 
öne çıkanlar