Skip Navigation Links

SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTLER

İnsanlık olarak kendi yaşam muhasebemizi tutarken nice ağacı, diğer canları görmezden geldik, umursamadık ve telafisi zor, çok büyük hatalar yaptık.

Sıtkı Alper Özdemir

Gazete Köşesi   A+a-

 Bu hataların yaşam tarzımızın bir parçası haline gelip sanki vazgeçilmez doğrularımızmış gibi bizi yönlendirmesine, hatta yönetmesine göz yumduk. Bu yüzden de yaşam terazisinin dengesi hem insanlığı hem de tüm gezegeni tehlikeye atacak şekilde bozuldu. Hala bir fırsatımız varken bu dengeyi yeniden sağlamak yine bizim elimizde. Gerçeklerin farkına vararak denemenin ve dönüşümü başlatmanın tam zamanı. Kaybedecek daha fazla zaman yok.
Aynı insanın kendi hayatı gibi şehirler de hatalar, diretmeler ve bu durumların süreklilik göstermesi üzerine kurulu bir düzende zamana boyun eğiyor. Süreklilik mi “sürdürülebilirlik” mi peki şehirlerimize asıl gerekli olan? Buna doğru karar vermek lazım. Aksi takdirde yenilik kelimesi altında yenilenmeye çalışılan ancak bir türlü değişimi yakalayamayan kentlerle karşı karşıya kalıyoruz.
Son 30 yıllık süreçte Hatay ilini ilçeler özelinde tek tek ele aldığımızda sorunlar kronikleşmekle birlikte aynı türden olduğu açıkça görülüyor. Antakya ilçemiz haricinde tüm ilçelerimizde şehir ulaşım ağıyla entegre olmuş Otobüs Terminalleri net ihtiyacımız haline geldi. Neredeyse tüm ilçelerimizde sebze hali, stadyum, otopark sıkıntıları artık günlük yaşantıda artan nüfusumuza karşılık veremez halde bulunuyor. Şehirlerin çeşitli alanlarına dağılmış olan oto galerileri hem trafik ağında kullanılabilecek olan yolları işgal ediyor hem de düzenli bir görüntü vermiyor, oto galericiler sitesi ihtiyacımız belirgin şekilde yerini koruyor. Aynı şekilde mobilyacılar sitesi olmayışı, şehir merkezlerinde bulunan oto sanayileri sürdürülebilirliğin son derece zor hale geldiğini gösteriyor.
Bahsettiğimiz bu konulardan çok daha elzem hale gelen bir durum var. Eskiyen, yıkılma tehlikesi altında olan, insan hayatını tehdit eden yapılarımız. Yani evlerimiz, çocuklarımızın eğitim gördüğü binalar, işyerleri ve birçok yapı eskiyen ve riskli yapı stoğumuz olarak deprem kuşağı üzerinde yer alan ilimiz Hatay’ da hala kullanılıyor. İlçeler özelinde ve ilçeler arası ulaşım ağında sadece karayolu kullanıyor olmamız, hafif raylı sistemin gündemimize henüz hiç gelmemiş olması artan nüfusumuzu göz önüne aldığımızda ulaşım ağımızda kalıcı ve sürdürülebilir sistemler kurmamız gerekliliğini bizlere hatırlatıyor.
Sistemlerin, günlük kararlarla ya da kişisel inat ve görüşlerle kurulamayacağı aşikardır. Ki yaşanan trafik kazaları, kar, sel ve deprem etkisi ile yaşadığımız afet durumları alınan yanlış kararların, kurulamayan sistemlerin ve sürdürülebilir kentlere sahip olmamamızın en acı faturalarıdır.
Tıkanan günlük şehir yaşantısı, riskli yapı stoğumuzun yaşanabilir hale gelmesi, tarihi ve kültürel varlığımızın turizm açısından değerlendirilebilmesi, sanayi alanları ve sebze hali gibi toplu kullanılan alanların işlevsellik kazandırılabilmesi için yasal güvence ile uygulanabilecek en etkili gücümüz “kentsel dönüşüm” çalışmalarıdır.
Sürdürülebilir şehirler için “kentsel dönüşüm modellemeleri” gelecek nesillere mutlu bir yaşam sağlayacaktır.
 
Saygılarımla,
 
Sıtkı Alper ÖZDEMİR
İnşaat Yüksek Mühendisi
Kentsel Dönüşüm Uzmanı
 
İnstagram/ alper_ozdemirr
Facebook/ alper.ozdemir.564
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
 
 
öne çıkanlar