Skip Navigation Links

ÇOCUKLARDA KAYGI

Benlik kavramların üstünlüğü kendini kanıtlama olarak geçer.

Mehmet Güven

Gazete Köşesi   A+a-

Çocukluktan beri aşılanan özgüvenin ergenlik dönemlerinde şahsın daha az kaygı yaşamasına neden olur. Şahısta aynı zamanda potansiyelini yüksek seviyede kullanmaya başlar. Dolayısıyla daha rahat oluşu amaç ve araçlarını daha isabetli kullanmayı bilir. Her zaman için beğenileceğini düşünürken, beğenilmediğinde kaygı duymaz. Yaşamın gereği olduğunu kavraya bilir.
Benlik kavramların aşağılanması kendini kanıtlama yolunda başarısız olmak demektir. Özgüven sarsılması ve şahsın söylenenleri çarpıtmaya çalışması aynı zamanda savunma mekanizmalarını devreye sokmasıdır. Ona söylenen olumsuz sözlerin asılsız olduğunu düşünür. Söyleyen şahsında bir şeylerin peşinde olabileceğini, bir amacı olduğunu bu yüzden böyle konuştuğunu dile getirir.
Aslında tüm bu özellik ve kavramlar çocuğa küçük yaşlarda itibaren öğretilmesi gereklidir. Örneğin; bir çocuğu azarlarken acaba o çocuk kötü olduğu için mi ya da yanlış şeyler yaptığı için mi azar işittiği açıklanmalıdır. Fakat her iki açıdan bakarsak bile, çocuk hoşgörü gösterilmeli ve ödüllendirilmelidir. Yani ona sevgi ve şefkat gösterilmesi ve yaptıklarının ne demek olduğu izah edilmelidir. Bu gibi davranışlar onu özgüvene hazırlamış olur. İleriki yaşlar için kaygı duymasına gerek kalmaz. Hatalardan ders almasını öğrenir. Dikkat etmesi gereken davranışları öğrenmesine amaç olur. “Bu yüzden, bunun için, bilmiyordum” gibi, savunma mekanizmalarını kullanmasına gerek kalmaz. Örneğin; notları kötü bir öğrencinin öğretmeni suçlaması gibi. Başarısız öğretmenin de öğrencilerinde suç araması, benliğin ne olduğu bilinmemesinden kaynaklanır.
“Ailenizle ya da arkadaşlarınızla neşeli bir ortamdasınız. Herkesle paylaşmak istediğiniz sizin için önemli, her hangi bir şey olur. Fakat yanınızdakiler sizi çok konuşturmaz ya da çok konuşup kendinizi övdüğünüzü ve hiç kimseye konuşma fırsatı tanımadığınızı düşünür. Bu düşüncelerini sesli olarak size ifade ederler. O an siz ne yapardınız? İtiraz eder savunmaya geçersiniz niyetinizin bu olmadığını açıklamaya çalışırsınız. Ama yanınızdaki şahıs dediklerinde ısrarcıdır. Hatta biraz daha ileriye gider söylediklerini değişik örneklerle ispatlamaya çalışır. Böyle bir yargı bırakmış olabileceğini düşünüp, siz geri adım atarsanız gerginlik çıkmasını önlemiş olursunuz. Aksi takdirde eğlenceniz de kargaşa yaşanacak ve sebebi de siz olacaksınız. Ama savunduğunuz ya da kendinizle ilgili söyleyeceklerinizi daha uygun bir zamana bekletirseniz çok daha iyi anlaşılacaksınız. Çünkü siz o anda motivasyonunuz yerinde olabilir, fakat yanınızda bulunanların ruh halini de hesaba katmak durumundasınız.” Sizin için gerekli olanların başkaları için gereksiz olabileceğini düşünmek beyindeki düzeni sağlamak anlamına gelir.
Çocukluğumuzu olumlu ortamlarda şayet yaşamışsak düzeni sağlamada rahat oluruz. Kaoslarda büyümüşsek o zaman beyindeki hücreler düzene girmesi gereklidir. Beyin hücrelerini düzenleyemiyorsak kaygılarımız artar ve sağlıklı düşünmeyi engeller. Aynı zamanda tutarsız bilgileri kabullenir, gerekeni yaptığımızı düşünür, sıkıntılarımızın yerinde saymasına neden oluruz. Bunu da fark etiğimiz an itibariyle bir uzmandan destek almalıyız.
Anne ve babalar çocukları istediklerini yaptığı sürece sevgilerini gösterirler. Yapmadığı zaman sevgilerini geri çeker tepkilerini ortaya koyarlar. Aynı zamanda da çocuklarda anne ve babasının isteklerini yaptığı sürece sevildiğini hisseder. Aslında çocuk her şeye rağmen sevilmek ister. Onun için yaptığı olumlu-olumsuz tüm faaliyetler olumlu olarak görür ve sevilmeyi bekler. Olayları çocuk açısından ele aldığımızda onu daha iyi anlar, özgüvenle ve kaygısızca ileriki yaşlara hazırlıya biliriz. Anne ve babalar çocuğu anlayarak hareket ettikleri vakit istediklerini yapmasını sağlayabilirler.
Sonuç olarak; tüm olumlu-olumsuz oluşumların genelde kabul görmemiş ortamlarda yaşamaktan kaynaklanır. Böyle ortamlardan uzaklaşarak çocuğu koşulsuz büyütmek onu geleceğe daha iyi hazırlamaktır. Anne ve babalar davranışlarını onaylamasa bile çocuğunu her zaman seveceğini hissettirmelidir.
 
Sağlıklı nice yeni yıllar dileğiyle…
 
29.12.2021
Mehmet GÜVEN: AİLE VE EĞİTİM DANIŞMANI
TEL:05380513770
Web:www.guvenledanis.com
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
Zubizu-Wolkswagen 
öne çıkanlar