Skip Navigation Links

Tabularla Yaşamak…

İnsanoğlu doğumundan bu yana sürekli bir şeylere anlam yüklemiştir.

Asena Kurt

Gazete Köşesi   A+a-

Öyle ki olumlu ya da olumsuz olarak birçok şeye yüklenen anlamlar, bir süre sonra hayatımızda yazılı olmayan kurallar haline gelen “tabu”lara dönüşür. Tabular, hayatımızın her anında, her alanında karşımıza çıkar. Hatta bazen öyle kapılırız ki kendi yaşamımızın işleyişini bile inandığımız şeylere göre belirleriz.
Tabular, toplumca ya da bir toplumsal kümece yasaklanarak, yaptırımlara bağlanarak korunan, dokunulması, eleştirilmesi, değiştirilmesi olanaksız olan sosyal yasaklara denir. Yani bir nevî yazılı olmayan kurallar gibi düşünebiliriz. Peki bu sosyal yasakları (tabuları) hayatımıza bu kadar dahil etmek ne kadar mantıklı?
Yazılı olmayan, ama yapılmadığında ayıplanan, dayatılan yasaklarla ne kadar yaşanabilir?
Bu bahsettiğimiz tabular, birçok halkın manevi kültürü ve gelenek- göreneklerinin oluşum/ gelişim sürecinde var olan unsurlardır. Tabu yasakları, kendiliğinden ortaya çıkan yasaklardır. Öyle ki, tabunun çiğnenmesi, yasağa uyulmaması yasağa uymayan o kişiyi de tabu yapar ve artık dış dünya ona da çekimser yaklaşır.
Tabu kelimesini bu kadar anlattıktan sonra birkaç örnek vererek pekiştirmek isterim. Mesela Kazaklar "kurt" kelimesinin söylenmesini tabu olarak kabullenmiştir.
Çünkü eğer tabu bozulursa, yani "kurt" kelimesi söylenirse, kurdun diğer hayvanlara zarar vereceği düşüncesi hakimdir. Yine Kazaklarda yılanı öldürmek bir tabudur (yasaktır). Eve bir yılan girerse ve o yılan öldürülürse diğer yılanların öcünü ve nefretini kazanacakları inancı vardır. Onun yerine yılanın başına süt veya kımız dökülerek evden uzaklaştırılır. Bu ve bunun gibi birçok örnek verilebilir.
Kültürümüzde var olan, küçüklükten beri büyüklerimizden dinlediğimiz ya da kitaplarda okuduğumuz masallarda da tabular bulunmaktadır. Örneğin ejderhanın gelmesini bekleyen delikanlı, kolunu keserek yarasına tuz basar. Bu, onun uyumaması için gereklidir. Burada karşımıza çıkan, uyumama tabusudur.
Aslında toplumumuzda daha çok dinsel temalı tabulara sahibiz. Mesela inanışa göre dilek ağacına çaput bağladıktan sonra arkaya bakmadan uzaklaşmak gerekir. Aksi takdirde istenilen şeyin gerçekleşmeyeceği düşünülür. Bu şekilde toplumumuza yerleşmiş tabulara yüzlerce örnek verilebilir.
Burada asıl önemli olan, o hayatımıza yerleşmiş inançların, tabu olduğunu, ve yaşamımıza ne derecede dahil olduğunu ve olması gerektiğini bilmek, farkında olmaktır.
Toplum hayatında sosyal problem ve dalgalanmalar, yeni inanç ve değer yargıları ortaya çıktığı sürece, tabular da her zaman varlığını hissettirecektir. O zaman bizler de tabularla sağlıklı bir şekilde yaşamayı öğrenmeliyiz mi diyelim?
Köşe yazısından çok bir makaleyi andıran bu yazım, umarım zihinlerde gerekli yerini alır ve uygulanır.
Sağlıcakla kalın…
Asena Kurt
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
öne çıkanlar