Skip Navigation Links

Ağaç Katliamında Akılcı Çözümler

Tüm Arsuz halkı tarafından da takip edildiği üzere, Arsuz Akçalı Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait olan

haydar gökpınar

Gazete Köşesi   A+a-

 Tüm Arsuz halkı tarafından da takip edildiği üzere, Arsuz Akçalı Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait olan 515, 516 ve 2062 parsel numaralı tarım alanları, çiftçinin elinden alınarak Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir. Yapılan bu tahsis işlemi sonrasında, Turizm İl Müdürlüğü – Arsuz Kaymakamlığı ve Arsuz Belediyesinin ortak çalışması ile bu arazilerdeki yüzlerce dönüm zeytin ağacının katliamı yapılmaya başlanmıştır. Yapılan bu tahsis işlemi ve tahliye edilen bu alandaki ağaçların hukuki durumu ile ilgili yaşanan bilgi kirliliği ve bu mağduriyetler üzerinden rant elde edebilmek amacıyla kapı kapı dolaşanların türemesi sebebiyle, kendi düşüncelerimi paylaşarak, hemşerilerimin hak kaybı yaşamasının engellenebilmesi ümidiyle bu yazıyı kalem alıyorum. Bu kriz ortamında, insanların yanlış yönlendirilerek mağdur olan çiftçi üzerinden rant elde etmeye çalışan kişilerin, boş vaatler ile çözüm üreteceklerini iddia etmeleri, sadece zararı daha da büyütecektir. Zira yapılacak yanlış hamleler, korunabilecek hakların zayi olmasına ve zararın katlanmasına sebebiyet verecektir. Bu sebeple konu ile ilgili kendi değerlendirmelerimi, soru-cevap şeklinde yaparak, nihai çözümün ne olabileceği konusunda fikirlerimi paylaşmaktayım.
ECRİMİSİL ÖDENMESİ ZEYTİN AĞAÇLARI ÜZERİNDE MÜLKİYET HAKKI SAĞLAR MI?
 
Zeytin ağaçlarını eken kişi, ekim yaptığı yerin kendisine ait olmadığını bilmesine rağmen ekim yapması sebebiyle, ağaçların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia edemez. Bu husus Türk Medeni Kanunun 995. maddesinde açıklanmıştır. Ancak, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün tebliğlerinde, mevcut ağaçların kesilerek odun haline getirilebilecek büyüklükte olması halinde, kesim sonrası çıkacak kütükler, ekim yapan kişiye verilir denilmektedir. Bu konuda Milli Emlak Müdürlüğüne ve tahliye işlemlerini yapan Turizm İl Müdürlüğüne yapılacak olan başvurular ile bu haklar talep edilebilir.
 
ZEYTİNLİK ALANLARININ, TURİZM BAKANLIĞINA TAHSİS İŞLEMİ DOĞRU BİR İŞLEM Mİ? BU İŞLEM DURDURULARAK AĞAÇ KATLİAMI ENGELLENEBİLİR Mİ?
 
Bu sorunun yanıtı ise, yaşanan sorunların kökten çözümünü sağlayabilecek niteliktedir. Bilindiği üzere, Turizm Bakanlığına tahsis edilen alan yaklaşık 800 dönüm büyüklüğünde olup, bu alanın büyük bölümünde ağaç ekimi yapılmakta, geri kalanı ise tarım arazileri olarak kullanılmaktadır. Bu alan, Arsuz’un ekolojik dengesinde önemli bir yere sahiptir. Böylesine büyük bir alanın tamamının turizm faaliyetlerinde kullanılacağının belirtilmesi bölge gerçekleri ile uyuşmamaktadır. Zira yaklaşık 90 bin nüfusu olan Arsuz bölgesinde faal olan mevcut turizm tesislerinin toplam yüzölçümü 20 dönüm dahi değildir. Böyle bir gerçeklik karşısında, mevcut düzenin bozularak ve ağaç katliamı yapılarak önümüzdeki 100 yıl içerisinde dahi duyulacak ihtiyaçtan çok daha fazla alanın, yani 800 dönümlük tarım arazisinin, turizm alanı olarak ayrılması, yapılan işlemin kamu yararına yapılmadığı gerçeğini göstermektedir.
 
Kaldı ki Turizm Bakanlığına yapılan bu tahsis işlemi, kanunlar ile vatandaşa verilen hakların da gaspı anlamına gelmektedir. Bilindiği üzere kamuda “İmar Affı” olarak bilinen ve Resmi Gazetede 18/05/2018 tarihinde yayınlanan 7143 sayılı kanunun 17. maddesi ile 2014-2017 yılları arasında Hazine’ye ait tarım arazilerini kullanan ve bu kullanımları karşısında ecrimisil borçlarını ödemiş olan kişilere, 10 yıl süre ile kiralama yapma hakkı tanınmıştır. Yine 16 Eylül 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 400 sıra numaralı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün Tebliği ile Hazine’nin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların çiftçilere kiralanması ile ilgili yasal düzenleme getirilmiştir. Hal böyleyken, Devletin çeşitli yasalar ile vatandaşa verdiği bu hakların kullanımını önleyecek şekilde Hazine tarafından yapılan tahsis işlemi, tamamen art niyetli bir uygulamadır. Üstelik yukarıda da açıklandığı üzere, tahsis edilen alanının büyüklüğü turizm alanı olarak kullanmak için olması gerekenden çok daha büyük bir alandır. Gerekenden fazla yapılan tahsis ise sadece ağaç katliamına ve ekolojik dengenin bozulmasına sebebiyet vermektedir. Bu sebeple tahsis işleminin kamu ve vatandaş menfaatlerine zarar verdiği, kaynakların atıl durumda bırakılmasına sebebiyet vereceği, tahsis edilen alanın olması gerekenden daha fazla olduğu gerekçeleriyle konu idari yargıya taşınarak tahsis işleminin iptal edilmesi ve ağaç katliamının durdurulması için yürütmeyi durdurma kararı alınması, yaşanan bu sorunun kökten çözümü sağlayacaktır.
 
Kamuoyunun takdirlerine saygılarımla sunarım.
 
Av. Haydar GÖKPINAR
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
öne çıkanlar