Skip Navigation Links

Ülkeler Gurur Duyulduğu Ölçüde Güçlüdür

Dünya ülkeleri ve insanları geçmiş yüzyıllarda unutulması imkansız milat oluşturan birçok doğal afetlere ve uluslararası savaşlara sahne olmuştur.

Recep EKİNCİ

Gazete Köşesi   A+a-

 Birinci dünya savaşı, ikinci dünya savaşı, ABD, Japonya ya attığı atom bombası, Rusya'da patlayan çenobil nükleer santral faciası Japonya'daki ve Endonezya'daki deprem sonrası oluşan Tusunami, Rusya'nın kominizime son vermesi, birçok küresel virüs salgınları. (kolera veba vb.). Şimdide covid-19 virüs salgını başta Çin olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına almıştır.
Covid-19 virüs salgını, Türkiye'de başladığı günden itibaren en üst seviyede Türk toplumuna (vatandaşına) kaliteli sağlık hizmeti verilmiştir. Covid-19 virüsü tüm dünyayı, ülkelerini kasıp kavururken Türkiye ülke içindeki olumlu mücadeleyi geçmiş yıllarda kurduğu şehir hastaneleri ve sağlık reformları sayesinde başarıyla sürdürebilmiştir. Yurtiçindeki başarılı mücadeleyi, Türkiye dışında yaşayan vatandaşlarını, Avrupa, ABD, Asya, Afrika ülkelerinden özel uçak seferleri ile Türkiye'ye getirip (taşıyıp) tedaviye ihtiyaç olanları tedavi etmiştir.
Covid-19 salgını ile yurtiçinde mücadele ederken, başta yoksul ülkeler olmak üzere zengin ülkelerden İngiltere, Almanya, ABD gibi ülkelere de sağlık malzemeleri yardımında bulunarak küresel mücadeleye olumlu katkılar sağlamıştır.
Türkiye'de hal böyle iken;
Gelişmiş ülkelerde en dikkat çeken gelişmeler ise huzurevlerinde yaşayan yaşlı ve yoksul insanları kaderlerine terk etmeleri, özel sigortası olmayanlara tedavide ikinci sınıf insan muamelesi yapmaları.
Türkiye ise bunun aksine; huzurevlerindeki yaşlı vatandaşlarını da hassasiyetle bakıma almış, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşlarına koruma kalkanı oluşturmuştur. Bir ülkenin vatandaşı, mensubu olduğu ülke ile gurur duyabildiği oranda güçlü ve birlik beraberliği sağlayabilir.
Türkiye vatandaşları ülkeleri ile ne kadar çok gurur duysa yeridir ve hakkıdır.
Yaşlılarına ve kimsesizlere aylık bağlanması
Bakıma muhtaçlara evinde bakıcı tahsis etmiş veya bakımı üstlenen yakınlarına maaş vermiş.
Bakıma muhtaç olanlar, evde rutin sağlık kontrolleri yapmakta,
Şehitlere manevi saygı ve ailesine maddi manevi destek vermekte,
Bulundukları İl Vali, Emniyet Müdürü, Belediye Başkanları hatta Kaymakamlar eşleriyle evlerinde ziyaretlerle sorun ve sıkıntılarına çözümler üretmekte, bu anlayışı yaşam felsefesine dönüştürmüşlerdir.
Son yıllarda Türkiye sınırlarında oluşturulmaya çalışılan sınır güvenliğini temelden sarsacak girişim ve gelişmelere yerinde ve zamanında müdahale etme kabiliyeti kazanmış, bu müdahaleleri başarılı ve kalıcı kılabilmek için, topyekün savunma sanayini en üst düzeye getirmiş, topunu tankını füzelerini ve en önemlisi siha ve ihaları yerli olarak geliştirmiştir.
Türkiye'nin savunma sanayindeki olumlu gelişmeleri, Türkiye için faydalı olduğu gibi Irak, Suriye, Libya gibi ülkelerdeki stratejilerde başarılı sonuçlar alınmasını sağlamıştır.
Son günlerde bu başarılı mücadelenin destekçisi olduğumuz KATAR, Kuzey Kıbrıs ve en son Azerbaycan karabağda elde edilmiştir.
ÜLKEMİZLE GURUR DUYMAMIZA BU BİLE YETER…
2014 yıllarında IŞİD Kobaniye topyekün saldırdığında, kobani halkı Türkiye sınırlarına kaçmış ve Türkiye onların güvenliğini sağlamak ve açlığını gidermek için çadır kentler kurarak, yabancı ülkenin vatandaşlarına her daim şefkatle yaklaşabileceğini göstermiştir.
ÜLKEM İNSANI DEVLETİ İLE GURUR DUYMALI...!
Kamu diplomasisi koordinatörlüğü raporuna göre, Türkiye Dünya da dış yardımları en çok arttıran ülkeler arasında önemli yerini alması “acil insani” yardımlarda dünya da dördüncüymüşüz.
Bu gurur ve övünmeye değer gelişmeler sokaktaki insanlarımızın mazluma ve aciz muhtaç insana olan empati ve sempatisinin kamuoyuna, sokaktaki insana ve ülkeyi yönetenlere zihinsel değişim yansımasıdır.
Bu bilinç; merhameti bilmek, merhametin acımak değil, adalet arayanların dayanışmasıdır.
Bu davranış ve yaşam felsefesi devletin kalbini oluşturur.
SOSYO-SİYASET TARİHİMİZDE BU FİİLİYAT BİR İLKTİR. DEĞERİNİ İYİ BİLMEK GEREK.
SUİSTİMALE AÇIK BU FELSEFEYİ, DOĞRU ALGILAYIP İYİ KORUMAK GEREK.
Osmanlı geleneği olan devletlere devlet yardımı veya ülke içindeki deprem-sel baskını gibi afet olaylarda Osmanlı olarak devlet yardımı ile yaralar sarılmaktaydı.
İspanya Devleti 40 bin Yahudi’yi ülkelerinden sürgün edince, o zamanın Osmanlı padişahı Fatih’in oğlu II. BEYAZID Osmanlı Devleti korumasına ve Osmanlı Devleti sınırları içlerine yerleşmelerine izin vermiştir.
Daha sonraki Avrupa ve özellikle Hitler Almanya’sının sürgün ettiği Yahudilerin büyük bir kısmını yine Türkler koruma altına almıştır.
Osmanlı da ve devamı olan bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı geleneklerini devam ettirmiş ve Kuzey Kıbrıs Türklerinin, Yunan ve Rum zulmünden kurtarmak ve korumak adına Kıbrıs’a askeri bir müdahale yapmıştır.
Kıbrıslı Türkleri o günden bugüne kadar, hem maddi, hem askeri, hem de manevi olarak korumasına almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinde zaman zaman hem ekonomik hem de siyasi istikrarların bozulmasına rağmen, Kuzey Kıbrıs Türklerine, bu sıkıntıları hiç yansıtmamış onları korumaya devam etmiştir.
Diğer taraftan baktığımızda, Yunanistan da ekonomik kriz olduğunda, bundan olumsuz etkilenen ilk ülkede “Yavru Vatan” dedikleri, Kıbrıs Rum kesimi olmuştur.
Kuzey Kıbrıs Türkleri ise kendileri ve Anavatanı Türkiye ile gurur duymalılar.
Diğer taraftan merhum Turgut ÖZAL döneminde; Bulgaristan Türk asıllı vatandaşlarına asimilasyon politikası uygulayınca, binlerce Bulgar Türkleri, Türkiye’ye kabul ederek onları maddi, manevi ve siyasi olarak korumasına almıştır.
Irak’ın zalim lideri Saddam’ın zulmünden ve Halep’çe katliamından kaçan Kürtleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını göçmen Kürtlere açmış ve onları Türkiye vatandaşı gibi koruyup kollamıştır.
Aylarca onları aç açık bırakmamış, doyurmuştur.
Çeçenistan zulmünden kaçan binlerce Çeçen’in Türkiye içinde yaşamasına ve Türkiye vatandaşı olmalarına aynı haklara sahip olmalarını sağlamıştır.
1982 yılında Afganistan’dan kaçan Afkan Türklerinin yaşaması ve kültürlerini sürdürebilmesi için Hatay’a OVAKENT beldesi kurulmuş ve Türk vatandaşı kapsamına alınmıştır.
Türkiye’ye gelen Azerbaycan, Özbekistan, Afganistan ve bu gibi insanlarına da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık hakları sunmuştur.
Son yıllarda da Suriye rejiminden kaçan üç milyonu aşan Suriyeli insanlara ve ailelerine ülkenin çeşitli yerlerinde çadır ve prefabrik barınma yerleri açarak onların hem siyasi, hem can güvenliğini güvence altına almış hem de üç öğün ekmek, aşını vererek bunları doyuran hatta okul ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayan yine TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİDİR. TÜRKİYE VE ONU MEYDANA GETİREN VATANDAŞLARI HEM YÜREKLİ, BİR O KADARDA CÖMERTTİRLER.
 
Türk insanı ve Devleti; son İzmir depreminde enkaz altındaki 3 yaşındaki AYDA bebeği inanç ve azmi ile 91 saat sonra kurtararak, tek bir vatandaşını dahi zayii ettirmiyeceğinin, onur ve gururunu yaşatmıştır. Türk insanı TÜRKİYE ile, TÜRKİYE DEVLETİ DE VATANDAŞLARI İLE GURUR DUYMALI…!!!
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
öne çıkanlar