Skip Navigation Links

Akın lütfen taşmayın!

Akın lütfen taşmayın!

seher begüm bor

Gazete Köşesi   A+a-

seher begüm borseher begüm bor 
[email protected] 05330238484 inst:uzmdytbegumbor
 Yeni bir haftaya beslenme bilgisi ile değil de bizi geriye çeken, hayatımızı zorlaştıran, bir adım ilerlememizi engelleyen; mutluluk-mutsuzluk- sosyal medya üçgeni ile ilgili bir yazı ile başlamak istedim. Nasıl olsa hepimiz, bazen sırf sosyal medyada paylaşmak için alengirli şeyler yiyip içmiyor muyuz? Çok ünlü bir kahve dükkanı var (isim vermedim ama hepiniz çok iyi anladınız:) ) O kahve dükkanının bile isteye sizin isminizi karton bardağa yanlış yazdığına şahit olmadınız mı ? Bu tuzak ile sizin sosyal medyada bunu paylaşıp kendi reklamlarını kendi ellerinizle yapmanızı sağlıyorlar. Evet evet kesinlikle o kahve dükkanı.. Bu tuzaklar sadece orası için geçerli değil! Fotoğraflarını, videolarını çektiğiniz her yemeyi getirin aklınıza.. Bu tuzağa hepimiz düştük!
 
Neden sürekli hep mutlu anımızı çekiyoruz diye çok defa düşündüm.
Problem kendi neslimize mutluluğumuzu kanıtlamak mı yoksa kendimizi mutlu olduğumuza inandırmak mı !? Bu karmaşa; ikili ilişkilerimizin, çok uzun sürmeyen kahve dükkanı dostluklarımızın, ne kadar mutluyuz diye atılan İnstagram hikayelerinin, gözlerimizin önünde bitişine şahit ediyor bizi.
 
Ne kötü ki mutsuzluklar içinde mutluluk sandığımız bir dünya yaratmışız. Garip bir şekilde aynı neslin çocukları mutluluk zannettiğimiz küçük dünyalarımızı birleştirmeye çalışıp, daha büyük mutsuzluklar alanı yaratıp, BİR olmaya çalışıyoruz. Sahiden bir olmadan önce ben olabilmiş miyiz? Ben olmayı öğrenebilsek kendi dünyamızda gerçek bir ben olmayı becerebilsek; biz bile olabileceğiz. Hepimiz biz olmayı bırakıp kendi şeytani dünyamızda gen aktarımı gibi mutsuzluk aktarımı yapıyoruz birbirimize. Biz nasıl daha az mutlu olabiliriz inanamıyoruz sosyal medyada gezerken! Nasıl daha fazla mutlu olabilirsiniz ulan benden! Sosyal medyada çevrimiçi, gerçek hayatta çevrimdışı! Çok mutlu görünen ruhlar gibiyiz.
 
Sahi nasıl daha ‘’ben’’ olabiliriz ötekisinden? Durarak, düşünerek, empatiyi öğrenerek, kendinizi severek, linci bırakarak, dil detoxu yaparak, sağlıklı beslenerek, kitap okuyarak, ötekileştirmekten vazgeçerek, herkesin zorluklarla savaştığını bilerek, bir olmayı denemeden ben olmayı başararak, kendi fikirlerinizin başkasının fikri olduğunu dayatmayarak, kendi kaygılarınızı başkalarının kaygıları gibi göstermeyerek, söylediklerimizi kulaklarımız duyarak, mutlu olmadığı halde mutluymuş gibi davranmayarak, mutsuzluğunda güzel bir duygu olduğunu, tüm duyguların hayatın içinden geldiğini, hayatın bir parçası olduğunu bilerek ve en önemlisi; herkesin sizden önce de yaşadığı, kendi içinde dünyası olan birer birey ve bir yerde kalbi mutlaka kırılmış nefes alan varlıklar olduğunu bilerek! Yakın zamanda güzel bir söz okudum ‘’ Ne tuhaf insan sürekli akmayı başarırsa taşmıyor’’. Akın lütfen akın! Taşmayın!
 
Sağlıklı ve huzurlu bir hafta dileğiyle..
 
Savaş Mh. 40. Sk. Belsay Apt. No 1/3 D 12 İskenderun, Hatay
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
Gozde Bolat -Diyetisyen 
öne çıkanlar