Skip Navigation Links

“Tanı Koymak mı, Tanık Olmak mı?”

“Tanı Koymak mı, Tanık Olmak mı?”

Sevgi Samar Kirmit

Gazete Köşesi   A+a-

 Geçenlerde memleketimin uzak bir köşesinden tatil amaçlı gelen, ama aylardır kafasında büyük bir soru işaretleri olan üzgün bir aile ile görüşme yaptım. Çocuklarının tanısı konusunda çok endişeli olduklarını, yakın zamanda gitmiş oldukları meslektaşımın tavırlarından rahatsız olduklarını dile getirdiler. Daha ne olduğunu anlamadan (gerekli görüşmeler ve testler uygulanmadan) çocuğun yaşıtlarına göre geride olduğu ve ilerleme kaydedemeyeceği söylenmiş.
 
Bu noktada tecrübe ve uzmanlık kısmını tamamen bir kenara bırakıp sadece görüşme tekniklerine üzerinde durmak istiyorum. Öncelikle insan insana bir iş yaptığımızı unutmadan çoğu ebeveynin çocuğu konusunda ne kadar hassas olduğunu düşünerek tek görüşmede tanı koyma çabasına girmemeliyiz. Burada önemli olan ihtiyaca cevap verecek nitelikte bir tedavi tutumu sergilemektir. Söz gelimi yaşıtlarına göre geride olan çocuğa bile özgü tedavi modeli olmalı. Daha önce aynı şekilde görüşme yapılan, gerekli sosyal ve eğitim desteğini alarak yaşıtlarını yakalamış olan çocuklarımız da bir hayli fazla.
 
Gelişim süreçlerinin her çocukta farklı olduğu düşünüldüğünde atipikten çok farklılıklar üzerinde durulmalıdır. Önemli olan geçmişte neler yapıldığını da cebimize koyarak şu andan itibaren olan kısmı değerlendirmektir. Hedefimiz sadece tanı koymak değil ihtiyacı da belirleyip, çocuğun içinde bulunduğu durum ne kadar zorlu olursa olsun bununla da yaşama olanaklarını aileye ve çocuğa sunmaktır.
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
Gozde Bolat -Diyetisyen 
öne çıkanlar