Skip Navigation Links

Yerelce Bir Bakış

Hatay…

Sıtkı Alper Özdemir

Gazete Köşesi   A+a-

Hatay…
15 İlçesi, 1 milyon 700 binlere dayanan nüfusu, 5.524 km2 yüzölçümü ile Akdeniz Bölgesinin incisi, Suriye ile sınır, Adana, Osmaniye ve Gaziantep illerimiz ile komşu olan Türkiye’nin en güneyindeki ilimiz, gözbebeğimiz Hatay.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Hatay benim şahsi meselemdir” diyerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti için Hatay’ın önemini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Tarihi geçmişi, uygarlıklara başkentliliği, medeniyetlerin beşiği, hoşgörünün öncüsü, adeta kültürlerin türküleridir Hatay.
Tüm bu yönleriyle dahi Hatay’ın ve Hatay’lıların ne denli mutlu, huzurlu ve hak ettiği şekilde bir yaşamda yaşaması gerektiğini anlıyoruz.
Şehirler aynı insanlar gibi karakteri olan ve yaşamın her alanında zamana yön vererek ilerleyen, ilerlemesi gereken yapılardır.
Öyleyse şehirlerin de aynı insanlar gibi hedefleri olmalı ve ortaya koydukları bu hedeflere giden yolların tespit edilerek, zaman akışında gereken hamlelerin yapılması gereklidir. Bu hedefler ve hamleler ortak akıl ile doğru bir şekilde belirlenebilir ve ancak sonuca birlikte ulaşılabilir.
Bu bağlamda, Erzin’den Belen’e, Arsuz’dan Samandağ’a, Kırıkhan’dan Yayladağ’a kadar tüm ilçelerimizin kendi içerisinde “hedef şehir” stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.
Her ilçemiz nasıl bir şehir olması ve hangi yolda ilerlemesi gerektiğine karar vermeli ve elindeki argümanları doğru bir şekilde kullanmalıdır.
Bu hususlar, siyasetle sınırlandırılamayacak kadar önemli, tek elde ya da tek karar merciinde belirlenemeyecek kadar geniş kapsamlı ve teknik çalışılması gereken konulardır.
Birkaç örnekle değerlendirirsek;
Arsuz ve Samandağ ilçelerimiz…
Tarım, turizm, sanayi, yayla, fuar turizmi, metropol… hangisi olmalıdır.
İskenderun …
300 binlere dayanan nüfusu, Türkiye’nin en büyük sanayi bölgelerinden birine, İskenderun körfezine sahip olması, dolayısı ile dünyaya açılan liman kapısı ile bu güzel şehir hangi yolda ilerlemelidir.
Belen...
Hatay’ın iki yakasını birbirine bağlayan, tarihi geçit, yaylaları ile köyleri ile meşhur ilçemiz.
Erzin ve Dörtyol…
Narenciye, tarım, sanayi…
Antakya…
Tarih, turizm, sanayi, gastronomi…
Kırıkhan, Reyhanlı, Kumlu, Payas, Altınözü, Hassa, Defne,Yayladağ…
Hasılı, tüm ilçelerimizin karakterlerinin ortaya koyulup, Hatay özelinde tek tek ve bölgesel olarak şehirleşme ve imarlaşmalarımız gözden geçirilmeli, Hatay’ın ihtiyacı olan hususlar belirlenmelidir.
Bu bağlamda, Ticaret ve Sanayi Odalarımıza, Mühendis ve Mimarlar Odalarımıza, Gazeteciler Cemiyetlerimize, Üniversitelerimize, tüm Sivil Toplum Kuruluşlarımıza ve Meslek Odalarımıza büyük görevler düşmektedir. Elbette ki tüm kurumlar alanları ölçüsünde şehirlerimizle ilgili raporlar hazırlamalı ve yerel yönetimlere bu raporları ile hem destek olmalı hem de itekleyici güç olmalıdır.
Yapılan bu çalışmalar, Hatay’ın 15 İlçe Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi ile ayrıca 10 Milletvekili ile birlikte değerlendirilmeli, tabiri caiz ise güçlerimiz birleştirilmelidir. Zira Hatay’ı temsilen meclise gönderdiğimiz 10 vekilimiz, 9 ayrı TBMM Komisyonlarında da komisyon üyesi olarak görev yapmaktadır. Bu durum Hatay’ın siyasi olarak Ankara’da güçlü bir şekilde temsil edilebileceğinin de göstergesidir.
Belediyelerimiz, bu çalışmalar neticesinde oluşacak şehir master planları çerçevesinde kaynak üretme ve diğer belediyeler ile birlikte çalışabilmenin yolunu mutlaka aramalıdır.
Evet, ekonomik olarak belediyelerimiz sıkıntılı zamanlar geçiriyor olabilir, ancak kaynak üretmek yerel yönetimlerin aslı görevi olan vatandaşa hizmet etmek için kaçınılmaz gerekliliktir.
Konu çok derin, konu çok uzun…
Öyleyse birkaç soru ile yazımızı sonlandıralım,
Şehirlerimiz için yürekleri atan STK’lar ve Meslek Odaları hangi raporları hazırladırlar ve yerel yönetimlere hangi önerileri, master planları sundular?
Yerel Yönetimlerimiz bu master planları yönetecek ve ar-ge çalışmaları yapacak teknik ekipler kurdu mu?
Belediyelerimiz kaynak sıkıntılarını aşmanın yolunu buldular mı? Mesela, 15 ilçemizden Doğaka, Kırsal Kalkınma veya uygun kalkınma ajansları, fonlara, seçimlerde vaad ettikleri projeler ile ilgili bu güne kadar kaç proje başvurusu yaptı?
Belediyelerimiz, siyaset üstü bir şekilde birbirleri ile dayanışma ve işbirliği içerisinde mi?
Tüm Vekillerimiz, tüm ilçelerimiz ile ilgili bu planlamaları komisyonlara ve meclis çalışmalarına yansıtıyor mu?
Ve bir anekdot; lise yıllarında edebiyat derslerinde hepimize kompozisyon yazmamız için sorulan bir soru vardır.
Sanat, sanat için mi yoksa Halk için mi yapılır?
Bence cevap, sanatsal değeri olmayan ve halka dokunmayan sanat sadece tıngırtıdan ibarettir.
 
Saygılarımla,
 
Sıtkı Alper ÖZDEMİR
İnşaat Yüksek Mühendisi
 
İnstagram/ alper_ozdemirr
Facebook/ alper.ozdemir.564
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
Gozde Bolat -Diyetisyen 
öne çıkanlar