Skip Navigation Links

Bu Sefer Farklı Olacak!

Alışık olduğumuz kadın içerikli yazılardan farklı bir yazıyla sizinle birlikte yol almaya çalışacağım.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

 Alışık olduğumuz kadın içerikli yazılardan farklı bir yazıyla sizinle birlikte yol almaya çalışacağım. Hiç düşündünüz mü neden 8 Mart Dünya Kadınlar gününde hep aynı sloganla kadını ispat etmeye çalışıyoruz. Neden sürekli ezilen, hor görülen dayak yiyen veya öldürülen kadın imajı üzerinden farkındalık yaratmaya çalışıyoruz? Nedir bu acı seviciliğimiz.
Feryat figan toplumu olarak her zaman başrolde acıları oynatmaktan sıkılmadınız mı? İşte böyle başladı kadının hikâyesi. Aslında cennetten kovulma sebebimiz de Havva anadan miras kaldığına göre; kadın adamı yerinden eder deyip bayrakları asmalı mı yoksa hakikaten ters giden bir şeyleri düzeltmek adına bu sefer acılardan beslenmeyip gerçekleri konuşmalı mı? Bence artık gerçekleri konuşma zamanı geldi. Haydi, o zaman hep birlikte elimizi taşın altına koyalım.
Varlığıyla özne olan kadın, toplumun yapıtaşlarından biridir. Böylesi bir varlığı dar zihinlerin zindanında mahkûm etmek yerine yapabileceklerinin sınırlarını görmek sizce daha güzel olmaz mıydı? Neden kadın denilince akla hemen çerçeve içine alınması, kısıtlı imkânlara sahip olması ve sanki varlığı Allah’ın cezası olan bir yaratıkmış gibi algılanıyor anlamış değilim. Hattın diğer ucunda olan erkeklerin zayıf yönlerini ya da zaaflarını hatırlattıkları için mi bu kadar yaygara. Her fırsatta gücün timsali olarak gördüğümüz erkekleri tek hamlede tuş edebilecek yeteneklere sahip olduğu için mi bu bitmek bilmez sorun. Bu sefer kadınların ölüm oranlarından bahsetmeyeceğim. Yok edilişimizin rakamlarını değil varlığımızla onur duyacağımız işlere imza atan kadınlardan bahsedeceğiz. Sürekli yanan ateşin büyüklüğünü değil bu sefer o ateşe su olabilecek kapasiteyi göstermeye çalışacağım sizlere.
Marrie Currie; 1911 yılında radyum ve polonyumun keşfi ve araştırılmasındaki rolünden dolayı Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen Curie, tarihte iki Nobel Ödülüne sahip ilk kişi oldu. Halen 2 Nobel Ödülüne sahip tek kadındır.
Prof. Dr. Remziye Hisar; Fransa Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadınıdır ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın kimyacısıdır : )
İlk kadın doktor olan Safiye Ali, Osmanlı İmparatorluğu döneminde çeşitli hizmetleri ile tanınan bir ailenin kızıdır.
Tarihimizin ilk kadın avukatı ve aynı zamanda en cesur kadın entelektüellerden biri olan Süreyya Ağaoğlu aktif olarak 58 yıl avukatlık yapmıştır.
Sabiha Bengütaş; Atatürk, İsmet İnönü, Abdülhak Hamid, Ahmet Haşim, Bedia Muvahhit gibi tarihimizin dev isimlerinin heykellerini yapan ilk kadın heykeltıraşımızdır.
İclal Ersin; Türkiye’de birçok ilke imza atan bir kadındır. İlk kadın muhasebesi, ilk kadın banka müdürü, ilk kadın ekonomi doktoru ve Atatürk’ün yurtdışına eğitim için gönderdiği kadındır.
Birçoğumuz onun ismini zaten biliyoruz. 1912 yılında Türkiye’nin ilk uçağını kullanan kadın Sabiha Gökçen oldu. Atatürk’ün manevi kızı olan Sabiha Hanım, Türkiye’nin ilk kadın askeri pilotu ünvanına da sahiptir aynı zamanda.
Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi, Selma Rıza, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın bakanı; Türkan Akyol, İlk kadın hemşire, Esma Deniz, Seçilme hakkını kullanarak milletvekili olan, Benal Arıman’dır. Sizleri ilklerle buluşturdum. Şimdi de başarılı kadınlarımızın sözleriyle sizleri baş başa bırakmak istiyorum.
Soru bana kimin izin vereceği değil, beni kimin durdurabileceğidir. (Ayn Rand, Yazar)
Hayatımı şöyle keşfettim; sevmediğim her şeyi hafife alıyorum; nasıl olsa sevebileceğim bir zıttı var. (Coco Chanel)
Hiçbir zaman başarıyı düşlemedim, onun için çalıştım. (Estee Lauder)
İnsanların ilerleyebileceğiniz yönünde şüpheleri varsa, onları duyamayacağınız kadar uzağa gidin. (Michele Ruiz)
İnsanlar konusunda daha az fikirler konusunda daha çok meraklı olun.(Marie Curie)
Bir kadın olarak benim bir ülem yok kadın olarak benim ülkem bütün dünya (Virginia Woolf)
Çoğu zaman insanlar güçlerinden aslında güçleri olmadığını düşünerek vazgeçiyorlar. (Alice Walker)
Başarılı bir insan olup olmadığınızı belirleyen şey,İnsanların hayatında değişiklik yaratıp yaratmadığınıza bağlıdır. (Elizabeth Holmes)
İnsanların ilerleyebileceğinize dair şüpheleri varsa onları duyamayacağınız kadar uzağa gidin. (Michele Ruiz)
Erkeğin arta kalan çamurundan yaratıldığını iddia ettikleri için midir ki sürekli kadına çamur atarak eşitliği sağlamaya çalışıyorlar. (Seda AĞÇAM)
Kadının adı var efendim. Kadınsız bir toplumun ya da herhangi bir platformun estetikten naiflikten ve şefkatten eksik kalacağını sanıyorum. Saçının uzun olması gibi aklı da uzun efendim. Artık birilerinin istediği gibi acıdan, şiddetten ve ölümden değil güzelliklerden besleneceğiz. Kalıplarımızı kırıyoruz neden mi? Çünkü yerimizi ve etki gücümüzü arttıracağız. Daha güzel günlere daha güvenli bir geleceğe evrileceğiz. Kafaları yara yara kalpleri kıra kıra değil güle oynaya geleceğiz. Dilimizde barış, elimizde hamurumuzdan aldığımız güçle yol alacağız. Bu sefer her şey farklı olacak buna inanıyoruz. Çünkü emeğimiz ekmek olacak bunu biliyoruz. Selam olsun yüreği derya deniz olan her kadına günümüz kutlu olsun.
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
gazete manşetleri
öne çıkanlar