Skip Navigation Links

Plan, tedbir ve dua

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı.

Gazete Köşesi   A+a-


MEDYATİK BAKIŞ
 
Doğan SÜSLÜ
 
İletişim:0 532 728 45 53
 
 
Plan, tedbir ve dua
 
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik
satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.
Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde
çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce
çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi
olur diyorlardı.
 
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın
haline bakıp `çiftlik işlerinden anlar mısın?` diye sormadan edemedi
çiftlik sahibi. `Sayılır` dedi adam, `fırtına çıktığında uyuyabilirim`.
Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boş verip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü
de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:
 
 
 
Boş verin…
Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina
çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: `Kalk, kalk!
Fırtına çıktı. Her şeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.` Adam
yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: `Boş verin efendim, gidin
yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim
ya.` Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu
kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: Aaa! Saman balyaları
birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı.
 
Gülümsedi…
 
Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı
desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı
kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına
yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini
kapatırken mırıldandı: `Fırtına çıktığında uyuyabilirim`
Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), manen (dua), maddeten (tedbir)
hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.
Sevgiyle kalın.
 
Siz siz olun kızgınlıkla karar almayın.
 
Mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin.
 
İkisi de sarhoşluk anıdır, akıl başta değildir…
 
Hayır mıdır, şer midir?
 
Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur.
 
Uyku sersemi tabirci başı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar:
"Tabirci başı, bu rüya hayır mıdır, şer midir? Neye işarettir, hele bir söyle."
 
Tabirci başı biraz düşünür; sonra utana sıkıla:
"Şerdir, Padişahım" der.
"Uzun yaşayacaksınız; ama ne yazık ki, tüm yakınlarınızın gözlerinizin önünde birer birer ölüp. sizi yapayalnız bıraktıklarını göreceksiniz."
 
Bir an sessizlik olur; ardından padişah kükrer:
"Tez atın şunu zindana, felaket habercisi olmak neymiş öğrensin!"
 
İki kese altın verin
Tabirci başı, yaka paça götürülüp zindana atılır. Padişah bir başka tabircinin bulunmasını emreder. Huzura getirilen . ikinci tabirciye de rüyasını anlatıp sorar:
"Hayır mıdır, şer midir?" der.
 
İkinci tabirci de önce biraz düşünür; ama sonra yüzü aydınlanır:
"Hayırdır, Padişahım!" der. "Bu rüya, tüm yakınlarınızdan daha uzun yaşayacağınızı gösterir. Daha nice seneler boyu ülkenizi yönetebileceksiniz."
Padişah, ağzı kulaklarında buyurur: "Bu tabirciye iki kese altın verin!"
 
Başından sonuna durumu izleyenler, . tabirciye sorar:
"Aslında sen de tabirci başı da aynı şeyi söylediniz. Neden onu cezalandırdı da seni ödüllendirdi?"
 
Tabirci güler:
 
Elbette aynı şeyi söyledik; ama önemli olan, kimilerine “Ne” söylediğin değil “Nasıl” söylediğindir…

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
 
 
 
öne çıkanlar