Skip Navigation Links

Çelik-İş Sendikası, bilgilendirme toplantısı ve mutluluk resmi

Çelik-İş Sendikasının 3 temmuz 2013 Çarşamba günü saat 18.00’da site içindeki Orfe Pastanesi karşısındaki alanda düzenlediği bilgilendirme toplantısın

Gazete Köşesi   A+a-

 
05.7.2013
 
MEDYATİK BAKIŞ
 
Doğan Süslü
 
İletişim:0 532 728 45 53
 
 
 
  Çelik-İş Sendikası, bilgilendirme toplantısı ve mutluluk resmi
 
  Çelik-İş Sendikasının 3 temmuz 2013 Çarşamba günü saat 18.00’da site içindeki Orfe Pastanesi karşısındaki alanda düzenlediği bilgilendirme toplantısını izleyen gazetecilerden biri de bendim. Açık havada yapılan toplantıda, çelik işçisinin kararlılığına ve sendikasıyla bütünleşmesine şahit oldum. Çelik-İş Sendikası yönetimi genel merkez ve İskenderun şube yöneticileriyle tam kadro alandaydılar. Çelik-İş Şube Başkanı coşkulu kalabalığı selamladıktan sonra sözü uzatmadan, Genel Başkan Cengiz Gül’e bıraktı. Genel Başkan Gül, daha önce açıklananın aksine grev tarihini 22 temmuz olarak değil de 15 temmuz 2013 pazartesi olarak açıklayarak önemli bir sürpriz gerçekleştirdi. Grev tarihini duyan İsdemir işçisinin alandaki coşkusu dikkat çekiciydi…
 
 
 
  Fare yürekliler
 
  Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül “Ne dümenler kurulursa kurulsun, ne oyunlar oynanırsa oynansın vız gelir tırıs gider. Bizim yüreğimiz aslan yüreğidir. Korkumuz yok. Başınızı asla eğdirmeyeceğiz. Yürekleri fare gibi olanları aslan gibi görmeyeceğiz. Bizler Metin Türker’in talebeleriyiz. 89’da onunla birlikte yola çıktık. Onunla Kardemir’de büyük bir mücadele başlattık.. Sevgili Türker, ruhun şad oldun. Senin o alın terini, dik duruşunu aynen devam ettireceğiz. Çünkü sen bize üç şey vasiyet etmiştin, Birincisi Çelik-İş’ti, ikincisi Kardemir A.Ş., üçüncüsü ise Karabük Spor’du. Bizler üç emanete de sahip çıktık” dedi…
 
 
 
  Ajan gibi ajanlar çoğaldı
 
  İsdemir içinde ispiyoncuların türediğini iddia eden Genel Başkan Gül “Geçmiş dönemde önce insan anlayışı vardı. Şimdi soruyorum buna inanıyor musunuz? Hepinizin ‘Hayır’ dediğini duyuyorum. Çalışanlar yönetime inanmıyorsa o işletme de işler iyi gitmiyor demektir. İş yerinde Mobing yani psikolojik baskı uygulanıyor. Yanımızda bir devlet var. Orada El-Muhaberat var. Burada da ajan gibi ajanlar çoğaldı. Bizi işimizle, açlıkla korkutamazlar. Bizler ,ihanet görmedik. Kimseye ihanet etmedik” şeklinde konuştu.
 
 
 
  İsmail Akçakmak sevgiyle anıldı
 
  Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, konuşmasının devamında İsdemir’in iyi yönetilmediğini savunarak, İsdemir üst yönetimine ciddi eleştiriler getirdi ve bir önceki İsdemir Genel Müdürünü sevgi ve selamla anarak “İsdemir yönetimi, çalışanlarına değer vermez ise işçide ‘İsdemir iyi yönetilmiyor’ der. İsmail Akçakmak’tan sonra İsdemir iyi yönetilmiyor. Bakın İsmail Akçakmak dediğim de hepiniz bu ismi duyunca onu alkışladınız. İsmail Akçakmak, bizimle güldü, bizimle ağladı. Bizler böyle bir yönetim anlayışı istiyoruz. İşçi çıkartılırken gülen ve kahve tokuşturan bir yönetim istemiyoruz. İsmail bey döneminde 2000 işçi işten çıkartılacaktı. Maaşlarda yüzde 35 indirime gittik ve işten çıkarma olmadı. Şimdi herkes İsmail Akçakmak’tan ve o dönemin şube başkanı Cengiz Gül’den Allah razı olsun diyor. Titre ve kendine gel genel müdür. Benim korumam gereken bu işçiler demelisin, sermayeyi herkes korur. Atatürk’ün ordusu İsdemir işçisinin emeğinin karşılığını vermek istemez olur mu? OYAK yönetimi işçinin hakkının verilmesinden rahatsız olmaz. Bunu İsdemir yönetimi duysun istiyorum” dedi.
 
 
 
  OYAK yönetimini yanıltanlar mı var?
 
  Cengiz Gül, OYAK yönetimini yanıltma gayretinde olanların olduğunu ima ederek, anlatılanın aksine Çelik-İş Sendikası’na yoğun bir destek verildiğini ifade ederek “Bölgenin tüm belediye başkanları ‘sonuna kadar arkanızdayız’ dediler. Kimse OYAK üst yönetimini yanıltmaya kalkmasın. Bize dört bir yandan destek varken İsdemir yönetimine Kuş severler Derneği bile destek olmaz. Bunu da küçümsediğimden değil önemsediğimden söylüyorum. THY’de, Çaykur’da şöyle oldu, böyle oldu deniyor. Bizi diğer sendika ve kurumlarla karıştırmasınlar. Kimse bize aba altından sopa göstermeye kalkmasın. Belen Belediye Başkanımız Cemil Yılmazlar, en düşük ve en yüksek maaşı alan iki işçinin ücret bordosunu bana verdi. Bu ücretlerden düşük olan 2.330 TL, yüksek olan ise 3.377 TL idi. Yüksek fırınlarda çalışan, 1.800 derece Sinter’de çalışan işçimiz Belen’deki işçiden daha mı az alacaktır? Bunun cevabının verilmesini istiyorum” diye konuştu.
 
 
 
  Gül “Gelin, mutluluğun resmini çizelim”
 
  Genel Başkan Gül “15 temmuz’da tüm İsdemir kapılarında grev gömleklerini hep birlikte giyeceğiz. Hak verilmez, hak alınır. Şimdi sizlere soruyorum. Eğer haklarımız verilmez ise 15 temmuz da hepimiz kapıda mıyız? Üç kez sordum üçünde de Evet dediniz. Ayaklarımızın titremediğini herkes gördü mü? Bugün İsdemir ve OYAK yönetimine bir teklifim var. Gelin Karabükteki gibi bir mutluluk resmi çizelim. 15 temmuz’ dan önce bu sözleşmeyi bitirelim. Bizim için mutluluğun resmi, davul zurnayla İsdemir ve OYAK yönetimiyle birlikte toplu sözleşme yapmaktır” şeklinde konuştu.
 
 
 
  Analar kıymetlidir
 
   İsdemir yönetimini bazı işçileri ayartmakla suçlayan Gül “Bir işçi kardeşimiz, kendisine yapılan bir teklif sonrası yönetime ‘Benim anam kıymetli’ demiş. İşverene verilecek en anlamlı cevap işçi kardeşimizce verilmiştir. Ben o arkadaşımızı anlından öptüm. Elbette hepimizin anası kıymetlidir…” diyerek az konuştu ama alanı dolduran binlerce işçinin ve onların aile fertlerinin çok şey anlamasına vesile oldu!...
 
 
 
  Gereksiz şirinleşmeler kişilere zarar verir
 
  İsdemir yönetimi Genel Başkan Gül’e gösterdiği nezaketten olsa gerek bilgilendirme toplantısı öncesi sendikayı TİS’e davet etmiş. Yönetimin teklifi çok alt seviye de kalınca alandaki işçiler önerilen rakamları onaylamadı. Bana göre hala anlaşma için vakit var. Dünya genelinde kurduğu ithalat ve ihracat bağlantıları nedeniyle İsdemir yönetimi grevi göze alamaz diye düşünüyorum. Artı bugünkü İsdemir yönetimini oluşturan bireyler, yarın bazı gerçekler ortaya çıktığında grevden doğabilecek zarar ve kayıplar neticesi belki konumlarını koruyamaz hale geleceklerdir. İsdemir yönetimin yapacağı en akılcı iş, çelik işçisinin emeğinin karşılığını olabildiğince vermek ve İsdemir işçisini Erdemir işçisi düzeyine getirmek ya da yaklaştırmaktır. Ayrıca bugünkü İsdemir yönetimi mutlaka saygındır ve sevgiye de mazhar oluyorlardır ama bir İsmail Akçakmak gibi sevgi seli içinde olmanın gayretinde olmalıdırlar. Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamıştır. Elbet emekçi gibi işveren de korunacaktır ama gereksiz şirinleşmeler, kraldan fazla kralcı tavırlar da kişilere zarar verir…
 
 
 
  OYAK ve İsdemir işçisi ele ele olmalıdır
 
   Aklın yolu birdir. 15 Temmuz öncesi Genel Başkan Gül’ün işaret ettiği üzere mutluluğun resmi işverenle birlikte çizilmelidir. Bölgemiz, ilimiz ve ülkemiz inanılmaz zor günler geçiriyor. İç ve dış düşmanlarımızı kendimize güldürmek yerine uzlaşı ve beraberliği öne çıkarmamız gerekir. Ülkemizde her dönem ordu millet el ele olmuştur. OYAK yönetimi de, İskenderun dışından izlediği gelişmeleri bundan böyle daha dikkatli takip edip, İsdemir işçisine verdiği desteği daha net göstermeli ve TİS’e daha fazla müdahil olup, TİS’de öne çıkmalıdır. Ben inanıyorum ki OYAK yönetimi emekçinin hak ettiği ücreti esirgemeyecek ve işçinin hakkını gerektiği gibi verecektir. Kısaca OYAK, İsdemir işçisiyle el ele, omuz omuza davul zurnayla sözleşmeye gider diye düşünüyorum… Bu milletin bağrından çıkmış OYAK’a, beraberinde İsdemir yönetimine güveniyorum. 15 temmuz öncesi ortak sağ duyu oluşacak ve mutluluğun resmi İsdemir’de birlikte çizilecektir…

Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
öne çıkanlar