Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
TİMÜS (UYKULUK) BEZİ VE BİYOLOJİK-RUHSAL BEDENDEKİ YAŞAM ENERJİSİ
Timüs bezi insan vücudundaki tiroit ve paratiroit bezinin hemen altında, kalp sinüs düğümünün üzerinde, akciğer ve kalbin orta üst ortasında (arasında), vagus nerve sinir ağının (vücudun en uzun, eferen ve aferen sinir ağının) göğüs üst bölgesindeki dağılımı timüs bezinden vücudun yukarı doğru tiroit, paratiroit, çene, dudaklar, dil ve dil ucu, ses tellerine dağılımı, vücudun alta doğru; sinüs düğümü, kalp ve akciğere, yemek borusuna, nefes borusuna, dalak, mide, karaciğer ve vücudun tüm organlarına dağılımını sağlar. Kadında ve erkekte cinsel organlarda son bulur.Timüs bezi vagus nerve sinir ağı vasıtası ile tüm organlarla aferent ve eferen olarak bilgi alışverişi gerçekleştirerek vücutta oluşan her türlü oluşumlardan ilk önce (beyinle birlikte) haberdar olan organımızdır.

Timüs bezi mitokondri hücre sayısı, en yoğun organlardan biridir.
⦁ Timüs bezi, T hücreleri üretim ve eğitim merkezidir.
⦁ Endorfin, serotonin, melatonin ve Growth hormon sentezleyebilen ve bu hormonları reseptörlerinde stoklama kabiliyetine sahiptir.
⦁ Timüs bezi mitokondrileri ATP enerjisi üretip, kalp sinüs düğümünün işlevi için sinüs düğümüne ATP enerji transferi yapmaktadır. Aynı zamanda ürettiği ATP (Adenozin Trifosfat) enerjisini stoklayabilen (akü görevi yapabilen) bir organdır.
⦁ Timüs bezine Anadolu’da “UYKULUK BEZİ” olarak da adlandırılır. Halkın timüs bezine uykuluk bezi denmesinin ana sebebi, çocukların uyuyup büyümesi için annelerin bebeklerinin iman tahtası üzerine tıpış tıpış vurarak okşamasından kaynaklanmaktadır.
⦁ Anne bebeğinin timüs bezine tempolu şekilde vurduğunda; timüs bezi yoğun olarak serotonin, endorfin, melatonin, growth hormonları sentezleyerek bebeğin huzurla, mutlu uyuyarak büyümesini ve gelişmesini sağlar. Anneler bebeklerini sallarken; “nenni de yavrum nenni uyusun da büyüsün” tabiri bundan dolayıdır.
⦁ Timüs bezi iman tahtasının arkasında bulunur. Vücuttaki antikorların olgunlaşmasını ve mikroplarla, bakterilerle nasıl savaşacağını, yok edeceğini (eğitir) öğretir.
⦁ Avustralyalı bilim insanı ve Nobel ödüllü kanser araştırmacısı, Sir Macfarlane Burnet; timüs bezinin sağlığının korunması ve işlevlerinin tam yapabilmesi halinde insanların kanser olmayacağını, kanserli olanların da iyileşebileceğini savunmaktadır.
⦁ Fransız bilim insanı Jacques Miller, yaptığı deneylerde farelerin timüs bezini çıkararak bağışıklık sistemlerinin çöküşünü ve lenfosit üretemediklerini tespit etmiştir.
⦁ Harvard Üniversitesinde timüs sağlığının korunması halinde; biyolojik ve ruh sağlıklarının Daha iyi olduğunu ve daha uzun ömürlü yaşadıklarını tespit etmiştir.
⦁ Tıp alanında çalışmalarda; MYASTENİA (kas ve sinir zayıflığı) hastalığına yakalanan hastaların, timüs bezlerinin de işlev bozukluğu tespit edilmiştir.
⦁ Timüs bezi stabil hale getirip tam işlev yaptığında, Myastenia hastalığında ciddi iyileşmeler tespit edilmiştir.
⦁ Myastenia gravis hastalığına bağışıklık sisteminin zayıf düşmesi sonucunda, antikorların sinir ve kaslar arasındaki elektrik iletimini bozarak iskelet kaslarında güçsüzlüğe yol açmasıdır. Biyolojik bedenin ciddi enerji kaybı, enerji iletim kaybıdır.
⦁ Timüs bezi çocukluk yıllarında orantı olarak çok büyükken yaş ilerledikçe küçüldüğü iddia edilmektedir.İddia edilen gerçek doğru olmayıp, çocuğun vücut büyüklüğü oranı ile timüs bezinin büyüklük oranı, insan biyolojik bedeni büyüdükçe, timüs bezi küçülmeyip vücut büyüdüğü için, büyüyen vücuda göre timüs sabit kaldığından, küçük kalmıştır. Vücut büyümüştür, timüs sabit kaldığından, oran olarak küçük kalmıştır.

⦁ Bazı insanların yaşı büyümesi ile vücut büyümesi orantılı gelişmiştir. Ancak timüs bezi de biyolojik bedenle birlikte belli oranda büyümeye devam etmiştir.
⦁ Bu orantılı vücut, timüs bezi büyümesi; o insanın biyolojik beden ve ruhsal beden sağlığını koruma altına almıştır. Dolayısıyla ömrününde uzamasına sebep olmuştur.
⦁ Timüs bezinin daha sağlıklı olabilmesi için daha çok titreşmesi, mitokondrilerin daha sağlıklı ATP enerji neşredebilmesi gerekmektedir.
⦁ Timüs Bezi; üçgen görünümünde, her biri sert, lifli bir kapsülle çevrili, birbirinden farklı ancak özdeş iki loptur.
⦁ Her lobun içinde korteks adı verilen yüzeysel bir doku bölgesi ve histolojik adı verilen yüzeysel bir doku bölgesi, histolojik olarak farklı, medulla adı verilen derin bir bölge bulunur.
⦁ Timüsun her iki bölgesinin de büyük çoğunluğunu dendritik hücreler ve makrofajlar içeren epitel dokular ve lenfatik dokular oluşturur.
⦁ Timüs bezi lobüller, medüller ve kortikal bileşenleri olan bir dizi folikülden oluşur.
⦁ Büyük ölçüde lenfositlerden oluşur ve epitel retiküler hücrelerle desteklenir.
⦁ Medüller kısmında, Hassall cisimcikleri mevcuttur.Bunlar epitel retiküler hücrelerinin konsantrik düzenlemeleridir. İşlevleri açıklanamamaktadır.
⦁ Timüs bezi bazı bireylerde yukarı doğru boyuna tiroid bezine ulaşacak şekilde uzayabilir. Aşağı doğru ön mediastinuma (lifli perikardın önünde yer alacak şekilde) uzayabilir.
Timüs Bezini Olumsuz Etkileyen ve İşlevini Azaltan Temel Faktörler Şunlardır:
Yaşlanma: Timüs bezi, çocukluk ve ergenlik döneminde en aktif halindeyken, ergenlikten sonra doğal bir süreç olarak küçülmeye (involüsyon) başlar ve yerini yağ dokusuna bırakır.Kronik ve Duygusal Stres: Sürekli stres, timüs bezinin küçülmesine (atrofi) neden olan en önemli faktörlerden biridir.
Enfeksiyonlar ve Hastalıklar: Vücuttaki enfeksiyonlar ve çeşitli hastalıklar timüs sağlığını olumsuz etkileyebilir.Kanser Tedavileri: Kemoterapi ve radyoterapi, timüs hücrelerine zarar vererek işlevini bozabilir.
Steroid ve Androjenler: Yüksek dozda steroid kullanımı ve androjen hormonları, timüsün küçülmesine (involüsyon) yol açabilir.Sağlıksız Yaşam Tarzı: Sigara kullanımı, yetersiz beslenme, fazla kilo ve düşük fiziksel aktivite timüs sağlığını olumsuz etkiler.
Otoimmün Hastalıklar: Myastenia gravis gibi otoimmün hastalıklar, timüs bezinin büyümesine veya yapısının bozulmasına neden olabilir.Bu faktörler, bağışıklık sisteminin ‘okulu’ olan timüsün işlevini zayıflatarak hastalıklara karşı savunmasızlığa yol açabilir.
Timüs Bezini Destekleyen Temel Besinler:

Çinko Kaynakları (Bağışıklık Kalkanı): İstiridye, yengeç, kabak çekirdeği, kaju, badem, kırmızı et, tavuk ve hindi eti.
Antioksidanlar (A, C, E Vitaminleri): Turunçgiller, çilek, domates, brokoli, lahana, yeşillikler (ıspanak, semizotu), havuç.
Bağışıklık Güçlendiriciler: Sarımsak, soğan, zencefil, zerdeçal.Protein ve Sağlıklı Yağlar: Yumurta, yağlı balıklar (somon, sardalya), yoğurt, kefir, ceviz, badem.
Amino Asitler: Timüs’ün T-lenfosit üretimine yardımcı olan treonin kaynağı kırmızı et ve peynir.
Timüs Bezini Korumak İçin İpuçları:

İşlenmiş gıdalardan, aşırı şekerden ve yapay maddelerden kaçının.
⦁ Kronik stresi yönetin; stres timüs bezinin küçülmesini hızlandırır.
⦁ Gülmek, timüs bezini aktive ederek iyi hissetmenizi sağlayan kimyasal dalgalar gönderir.
⦁ Göğüs kafesinin üst kısmına hafif vuruşlar (timüs vuruşu) yaparak bezi aktive edebilirsiniz.
İnsan Hücrelerinde Genetiksel Hastalıkları Hack’leme Zamanı!
Sentetik biyolojide 30 yılın en iyi gelişmesi olarak adlandırılan CRISPR teknolojisi medikal terapi çalışmalarında baş rolü kapmayı başardı. 2014’te araştırmacılar ilk defa farelerde kalıtımsal rahatsızlık olan kas distrofisine sebep olan genleri modifiye ederek tedavi etmeyi başardı. Bilhassa organ nakillerinde genetiksel farklılığa dayalı doku uyuşmazlığını önlemek amacıyla domuz embriyosunun 60 geni modifiye edildi.Çinli bilim insanları CRISPR tekniği ile daha kaslı ve yapılı av köpekleri geliştirdiklerini duyurdular. 2015 Nisan aylarında insan embriyolarının genomu modifiye edilerek kalıtımsal kan hastalığı olan beta-talasemi’nin tedavi edilebileceği duyuruldu. Gen modifikasyon çalışmalarının bir anda artan bu hızı karşısında etik tartışmaları sıcaklığını sürdürürken, kalıtımsal hastalıkların yakın gelecekte tedavi edilebileceğine dair umut ışığı yanmaya devam ediyor.