Skip Navigation Links
 

Cumhuriyet Sen Demek

Tarih sahnesinden silinmeye hazır bir milletin, amansız verdiği mücadelenin hediyesidir Cumhuriyet.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

seda ağçamseda ağçam 
seda@8gunhabercom
Tek bir kişinin ağzından çıkacak lafla değil milletin ortak lafıyla yönetilecek bir devlete evet demektir. Demokrasiyi elden ele taşıyarak benden bize geçişin adıdır. Sahi Cumhuriyet kazanım mı yoksa kaybetmek anlamına mı geliyordu?
Hasta ve yorgun adam olarak görülen Osmanlı devleti, emperyalist devletler tarafından yutulması kolay bir av olarak görüldüğünden etrafı akbabalarla çevrilmişti. Fakat böyle düşünmekle hata yaptıklarının farkında değillerdi. Vatanını namusu bilen ve bu uğurda her türlü fedakârlığı yapmaya hazır Türk milleti onlara gücünü gösterene kadar. Dünyanın şaşıracağı, yedi düvele konu olan, nefes kesen bir mücadeleyle vatan topraklarını yabancıya çiğnetmedi aziz Türk milleti. Ulu önderi ile birlikte cepheden cepheye koşmuş, yokluk ve sefalete rağmen üstün bir gayret sarf ederek emanete sahip çıkmışlardı.
Mustafa Kemal Atatürk, savaştan çıkmış bir milletin eski usulle yönetilmeyeceğini bilecek kadar ileri görüşlüydü. Yeni yönetim şekillerinden en uygun olarak Cumhuriyet’i uygun görmüş ve dava arkadaşlarını bu uğurda onunla birlikte yürümeye ikna etmişti. Dünyanın gerisinden gelmek yoktu Cumhuriyet’in kanununda, ilerlemek ve daima ilerlemek vardı. İnsan odaklı olmak ve geriliğin üstüne güneş gibi doğmak vardı. 29 Ekim 1923 te tüm dünya Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşuna tanıklık edecekti. Bu tarihi gün monarşiden demokrasiye geçişin ayak sesleriydi. Aynı zamanda
Cumhuriyet eskiye göre ne değiştirecekti ne gerek vardı şimdi böyle bir yönetim şekline? Cumhuriyet, Saltanatı kaldırarak, insan merkezli bir anlayışla devlet yönetimini kişi ve zümrenin egemenliğinden almış, yetkiyi milletin iradesine bırakmıştır. Yani kaderine terk edilmiş bir milletten çok kendi yaşamına kendisi karar verecek bir mekanizmanın adıdır. Temel hak ve özgürlüklerin insan hayatını daha yaşanılır hale getireceğine inanmış bir yönetim şeklidir.
Harf inkılabı sayesinde okuma yazma oranını yüzde üç ten yüzde on ikilere getirmiştir. Hiçbir yerde söz sahibi olmayan kadına hayatın dinamikleri arasında yer vermiş, seçme seçilme hakkı tanıyarak demokrasi tarlasına çiçek ekmiştir. Böylece kadın da erkek gibi sosyal ve ekonomik olarak eşit hale getirilerek bağnaz düşünenlerin aksine fırsat eşitliği noktasında kadına da erkeğin yanında yer verilerek yaşamının inşasına kadın eli değmesi sağlanmıştır. Kılık kıyafet devrimiyle birlikte daha modern bir görünüme kavuşmuş, dünyanın değişen dengelerine ayak uydurmamız daha kolay hale gelmişti. Saat, takvim ve ölçüm birimlerine yapılan değişiklerle birlikte ticaretin daha kolay ve anlaşılır olması hedeflenmişti. Nitekim de öyle oldu. Ticarete düzen ve canlılık getirilerek ekonomik kalkınma sağlandı. Atatürk’ün de savunduğu gibi siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktan geçiyordu. Cumhuriyet kısa zamanda çok işler başarmanın öyküsüdür. Bu öykünün kahramanı başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere halkın kendisidir. El birliğiyle ülke kalkınmış ve bir çok alanda başarılara imza atılmıştır.
Dün gibi bugün de Cumhuriyete saldıranlar olacaktır elbette. Yapılan reformlar halkı şaşırtsa da adaptasyon süresi çok uzun sürmemiştir. Sonuçta yeni yönetim şekli köklü değişiklikler içeriyordu. İnsanları alışkanlıklarından vazgeçirmek sanıldığı gibi kolay olmadı ve bu durum bazı karışıklıklara sebep oldu. Gerici zihniyet sahibi kişiler her fırsatta ayaklanma çıkarmış ve ülkeyi karanlığa teslim etmek istemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti her şeye rağmen ayakta ve ilelebet yaşayacaktır. Atatürk eserini en çok güvendiği kesime emanet etmiştir. Yani gençlere. Onlara hitaben Cumhuriyet’i biz kurduk onu yaşatacak ve koruyacak olan sizlersiniz demekle ileri görüşlü olduğunu bir kez daha kanıtlamış ve her fırsatta Cumhuriyet’i hazmedemeyenlerin olacağını öngörmüştür. Gençler! İşimiz zor ama imkânsız değil Cumhuriyet ‘i iç ve dış tehlikelerden korumak bizlere düşüyor. Nasıl ki evlat, anasız olmazsa bu vatan da Cumhuriyetsiz olmaz. Tek çatı altında insanca yaşamaktır Cumhuriyet. Bugünlerde ülkem çok zor günler geçiriyor olsa da formül belli. Vatana kast etmek isteyenler olsa da yol belli bizi bölmek isteyenler olsa da kural belli. Cumhuriyet’ e kastedecek düşmanlar için Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Diyerek bize reçeteyi de sunmuştur. Cumhuriyet özgürce dalgalanan bayrağım, üstünde yaşadığım vatanım ve bana tanınmış hakkımdır. Sen çok yaşa cumhuriyet asla bitmesin bize sunduğun hürriyet. Cumhuriyet ne mi demek Cumhuriyet sen demek. Kendini çok beğeniyorsun ama seni senden çok düşünen yönetim şekline de hayır diyorsan bir kez daha düşün derim. Ben nerede yanlış yapıyorum diye. Bu vatan toprakları uğruna bu yüzyılda bile donarak şehit veriyorsa bil ki kolay kazanılmayan özgürlüğün senden alınmaması içindir. Doğum günün kutlu olsun Cumhuriyet her zaman bizimle ol. Cumhuriyet’le kalın……..
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
Mazi Ocakbasi
 
 
gazete manşetleri
öne çıkanlar