Skip Navigation Links
 

Bana Yalan Söylediler

Günümüz ilişkilerinin gittikçe bozulmaya yüz tuttuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

seda ağçamseda ağçam 
seda@8gunhabercom
Nedenlerin en başında güven duygusunun suistimal edilmesini gösterebiliriz. Peki, güven duygusunun insanın kalbinde demirbaş olmasını nasıl sağlayabiliriz diye sorarsanız karşınızdaki insanın doğruyu öğrenme hakkını elinden almamamız gerektiği cevabını verirdim. Fakat ne yazık ki popüler kültürün bize buyurduğu gibi insanları da tüketerek hayatımızı daha kaliteli getireceğimizi sanmaktayız. Bu uğurda her şeyin mübah olması düşüncesiyle adeta yalan makinesine dönen insan aynadaki yansımasını bile sorgular duruma düştü. Anlayacağınız kendi kazdığı kuyuya kendisi düştü.
 
Doğru olmayan her şeyi içine alan yalan insanlar tarafından kurtarıcı olarak görülmektedir. Kısa vadede işleri yolundaymış gibi gösterse de anı kurtarmak adına verilen adres yalanın ana merkezi olmaktadır. Bundan ötürü beyaz yalanlar, pembe yalanlar adı altında yalanı şirinleştirmek gibi yollara başvurmaktadırlar. Yalanı her çeşidiyle, her yerde, her zaman ve her biçimde görebilirsiniz. Onunla tanışmanız için herhangi bir zahmete girmenize gerek yoktur. Çünkü onun size uçarak geldiğini hatta sizi gölgeniz gibi takip ettiğini öğrenmeniz uzun sürmeyecektir. Özel hayatınızdan tutun da iş hayatınıza kadar yaşamın kılcal damarlarında dolaşmakta olan yalanlar belli bir süre sonra bünyede hazımsızlığa yol açarak kişide tıkanıklıklara sebep oluyor.
 
Yalanların buluşma noktalarının en ünlü yerlerinden biri olan sosyal medya resmen yalanların başkenti ünvanına sahip diyebiliriz. Laçkalaşmış ilişkiler, içi boşaltılmış samimiyet ve sevgi pozları adeta sosyal medyanın sirkinde yalanların gövde gösterisi haline gelmiştir. Gerçek ise sosyal medyanın yalan pazarında satılık olan doğruların maskelenmiş halinden başka bir şey değil. Dostlar bizi alışverişte görsün misali vitrin mankeni haline getirdiğimiz kişiliğimize bukalemun misali ortamın ya da zamanın şartlarına bağlı olarak her türlü duyguyu giydirebiliyoruz. Haliyle bu durumun farkında olan birey gerçekliğin müzesinde yitirdiği güveninin tarihi eser olduğunu anladığında iş işten geçmiş olacak. Bir gün en çok ihtiyaç duyacağı gerçekliği reklam uğruna sattığını idrak ettiğinde kendisini yalanların kucağında boğulurken bulacaktır. Saman altından su yürüten üstün zekâlarıyla övünüp yalanlardan kurulu dünyalarında yaşayan sefil yaratıkların er ya da geç maskeleri düşecek ve takkeleri düşüp kelleri görünecektir.
 
Mark Twain’in dediği gibi ‘Her zaman doğruyu söyle; dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın. Yalan benliğinizi inkâr etmek demektir. Habis bir hastalık gibi bir kez tutuldunuz mu bu hastalıktan kurtulmak zor olmakla birlikte zamanla size normal görünmeye başlar. Bazıları da başkalarını aptal yerine koyup onları yalanlarıyla avuttuğunu sanır. Ama aldattığı kendisinden başkası değildir garibin. Mesela günümüz yalanlarından en popüleri ülkemizde kriz yokmuş. Enflasyon normal seyrindeymiş. Ben de enflasyonla topyekün mücadele kapsamında % 10 indirim yaparak yazımı kısaltarak destek veriyorum. Eh ne demiş atalarımız yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış. Hep birlikte takip edelim bakalım mum ne zamana kadar yanacak. Yoksa yanan halkın cebi mi olacak izleyip göreceğiz. Yalanların da enflasyonun artması dileklerimle Kalın sağlıcakla…….
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
Mazi Ocakbasi
 
 
gazete manşetleri
öne çıkanlar