Skip Navigation Links
 

Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden Kovarlar

Yaşadığımız yüzyılın insan üzerindeki etkileri hepiniz tarafından malumunuz.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

seda ağçamseda ağçam 
seda@8gunhabercom
Yaşamaya çalışıyoruz hep birlikte. Fakat bu yaşamın kaliteli olduğunu, doyurucu olduğunu kaç kişi savunur orası meçhul işte. Çağın getirdiği yenilikler bizi rahatlatmış olsa da durum tersine dönünce yaşanan sıkıntılar maalesef çağ dışı olmaya devam ediyor. Hele ki çağı yakalayamamış olanların ödediği bedel tam bir cinnet hali. Tabi çağdaşlıktan ne anladığımıza göre durum farklılık gösterebilir. Benim anlatmaya çalıştığım çağın bize fısıldadığı bilimsel gelişmeleri yakalayabilmek. Teknolojiyi insanlık yararına nasıl daha verimli kullanabiliriz sorusuna yanıt aramaktır. Fakat güzel ülkemin insanları çağdaşlığı her zaman öcü, dinden saptırıcı, akılla oynama ve baştan çıkarıcı olarak görmek istediğinden muasır medeniyetler noktasında kör kalmayı tercih etti.
 
Teknolojinin kucağında kendimizi rahatlığın kollarına bırakmışken, bizleri bekleyen tehlikelerden uzak nasıl da güzel yaşayıp gidiyoruz öyle değil mi? Ne de olsa kılımıza dokunan yok. O zaman varsın her şey kötü olsun. Yeter ki saçımızın şekli düzgün, telefonumuzun markası modaya uygun, paylaştığımız fotoğraf yüzlerce beğeni alsın. Ülke batıyormuş, eğitim yerlerdeymiş, dolar Nirvana’ya ulaşmışmış, işsizlik almış başını gidiyormuş peh kimin umurunda.
 
Ülkece üç maymunu oynadığımız şu günlerde durum maalesef yansıtılmaya çalışıldığı gibi iç açıcı değil. Geleceğimizin korku tünelinde depolandığını hissedenler depremden kaçar gibi ülkeyi terk etmeye başladı bile. İngiltere’de Cadde satın alanından tutun da, Yunanistan’da ev satın almak için kuyruğa girenlerin, vatandaşlık alma hayaline kapılanların sayısı bir hayli kalabalık. Anlayacağınız parası olanın gelecek satın aldığına dair haberler okuyoruz her geçen gün. Biri de çıkıp demiyor ki kardeşim madem işler bu kadar karışık ben de bir işin ucundan tutayım da çorbada katkım bulunsun.
 
Hazıra iyice alıştığımız ithal ürünlerle üretmekten çok, tüketmeye alıştığımız için bu durum maalesef burnumuzdan fitil fitil getirmeye devam edecek. Tarımından hayvancılığına eğitiminden sanayisine havlu attığımız bu günlerde işimiz çok zor. Freni patlamış ekonomimizin toparlanması 5 yıl sürer diyen ekonomistlerimiz var. İş bulmakta güçlük çeken üniversiteli gençlerimizin hayalleri başka bahara değil de başka baharlara kaldı gibi gözüküyor.
 
Çalışanların paralarını düzgün alamadığı gibi alsalar bile eksik aldığına şahit oluyoruz. Peki, ne yapmalı oturup kara kara düşünmeli miyiz? Kendimizi yerden yere mi atmalıyız? Elbette şu an bu tabloyu görüp korkmamak elde değil. Kimseyi korkutmak değil niyetim. Sadece gerçeklere daha yakından bakmanızı sağlamaya çalışıyorum. Birlikte bir şey yapmanın zamanı geldi diyorum. Omuz omuza verip tarım ülkesi olan Türkiye’nin eski günlerdeki gibi kendine yeten bir ülke olması için el uzatmanızı istiyorum. Bu ülke el birliğiyle daha kötü günleri atlattı. Kısa sürede çok başarılı işlere imza attı. Üzerinizdeki ölü toprağını kaldırın istiyorum. Okumuş cahillerden olmamanız için elinizi taşın altına koyup aklınızı yüceltmeye bakın. Oku emrini veren bir dinin mensubusunuz ama okumak şöyle dursun en son bir kitaba göz ucuyla bile ne zaman baktığınızı bile hatırlamıyorsunuzdur. Kafanızı gömdüğünüz dijital dünyadan kaldırıp bir bakın etrafa neredeyiz biz, nereye gidiyoruz diye. Azıcık beyin fırtınası yapın bu işin sonu iyi mi diye. Almanya disiplinli çalışmalarıyla cari fazla verirken bizler her sene cari açık veriyoruz yani Almanya para biriktirirken bizler borçlanıyoruz. Sonra da vay efendim bizi kıskanıyorlar Allah’ınızı severseniz neyimizi kıskanacaklar. Geçin bu uyduruk hikâyeleri işinize odaklanın. Çanlar kimin için çalıyor bilmem ama Jose Saramago ya kulak verin derim. ‘Kötü kader diye bir şey yoktur. 21.yüzyıl vardır ve bu yüzyıl, yavrucuğum; bir kelebeği bile intihar ettirebilir.’ Anlayacağınız insan üzerindeki yük bu kadar fazlayken yaşamak istiyorsanız, lütfen gerektiği gibi davranın. Tıpkı size yakıştığı gibi yakıştırıldığı gibi değil. Kalın sağlıcakla…..
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
Mazi Ocakbasi
 
 
gazete manşetleri
öne çıkanlar