Skip Navigation Links
 

Mücadele Aşkına

İnsanın her gün yer çekimine karşı mücadele ettiğini söylesem ne düşünürdünüz?

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

seda ağçamseda ağçam 
seda@8gunhabercom
İnsanın her gün yer çekimine karşı mücadele ettiğini söylesem ne düşünürdünüz? Bu muazzam karşı koyuşta saklıdır belki de insanın azmi. Her gün bizlere görevini hatırlatan hayatın en sadık çalışanı bile olabilir yer çekimi. Bir yerlerde bir şeyler sizi bekliyor olabilir. Fakat sorun şu ki onlar sadece sizi beklemekle yükümlüler daha fazlası, yani onlara kavuşmak için geri kalan bütün mücadeleyi sizin vermeniz gerekiyor.
Haydi, bugün kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızın ekseninde sizi kendine âşık eden uğruna mücadele etmenizi sağlayan bir amacınız var mı yok mu onu sorgulayın.
İnsan dediğiniz nedir ki sanki? Girdiği mücadelelerin toplamından başka. Hayatımızın daha kaliteli geçmesi adına didinip dururuz. Bitip tükenmeyen bir enerjiyle mutlu sona olan inancımızdı mücadelemizin besin kaynağı. Hamurumuzdaki mayanın adıydı. Her gün aynı kısır döngünün etrafında dolansak da belli bir düzenin sağlanmasındaki rolümüzü kesinlikle küçümsememeliyiz.
Hayat her zaman pembe panjurlu ev misali görünmez gözümüze. Her şeyi istediğiniz anda ve istediğiniz şekilde elde etmeniz mümkün değildir. Fakat hayat size sürekli ekşi limonlar gönderiyorsa siz de tuz ve tekila isteyin (Nietszche). Yani aklınızı kullanın krizi fırsata dönüştürün. Çıkış yolu daima vardır. Yeter ki mücadeleden kaçmayın.
Mühim olan karşılaştığınız sorunlar karşınızda aldığınız tavırdır. Oturup sızlanmak lütfen yapacağınız en son şey olsun. Başınıza gelen bir şey olursa orada kafanızı kullanmanız gerektiğini öğütleyen bir durum olduğunu fark etmeniz gerektiğini anlayacaksınız. Başınızı vuracak yer aramak yerine, kafanızı kullanıp ben bu durumu lehime nasıl çevirmeliyim diye taktikler geliştirmeniz gerekiyor. İşte bu süreç içinde yenilgiyi kabul edenlere kaybedenler kulübüne üyelik kartı veriliyor. Onlara geçmiş olsun diyoruz. Çünkü o şahıslar sürekli şikâyet ederler, mızmızlanıp dururlar, hayatlarını hem kendilerine hem de onları sevenlere zindan ederler, her zaman yardıma ihtiyaçları vardır, ne bilgileri ne fikirleri vardır, durmadan suçlarlar, anlamak şöyle dursun her lafı başka tarafından tutup resmen kaosu yaşatıp etrafa negatif enerji salmaktan başka bir işe yaramazlar. İşin kötüsü de böyle olmalarına tek sebep kendi tercihleriyken hep başkalarını yargılarlar. Siz siz olun onlardan olmayın.
Bir de karşılaştıkları zorlayıcı durumlardan istifade eden kesim var ki bunlar benim favorimdir. Her durumla başa çıkacak formülleri vardır. Çünkü hayatı acısıyla tatlısıyla bir bütün kabul edip sızlanmak yerine hayatın onları güçlü kılmak için böyle olumsuzluklar çıkardığının farkındadırlar. Ağırlık çalışan sporcuların sahip oldukları kaslar gibi bu işin sonunda onları bekleyen güzelliklerin olduğunu bilirler. Daha çok yapıcıdırlar, mücadeleyi elden bırakmazlar, bardağın dolu tarafına bakıp sızlanmayla vakit kaybetmezler, kendilerine güvenleri sayesinde sağlam karakterleriyle adeta çelikten bir zırh gibi dikiliverirler yaşamın zehirli oklarına karşı. Üstüne üstelik onca dert varken başlarında her zaman başkasının yardımına koşarlar. Tıpkı joker gibi her işte başarılı olurlar. Her eve onlardan bir tane lazım.
Mahatma Gandi, pasif direniş adlı üstün mücadeleyle 15 Ağustos 1947’de Güneşin batmadığı yer olarak bilinen İngiltere sömürgesinde olan Hindistan’ın bağımsızlığa kavuşmasında büyük ölçüde rol aldı. Gösterdiği mücadele ruhu onun, halkı tarafından baba olarak görülmesini sağladı. Mustafa Kemal Atatürk emperyalist ülkeler tarafından pay edilmiş toprak bütünlüğüne saldırılmış, yıkılmış Osmanlı İmparatorluğundan, pırıl pırıl bir Türkiye Cumhuriyeti kurdu. Polonya asıllı ve iki Nobel ödülü sahibi Marie Curie çalıştığı radyoaktif elementler (Radyasyon yayan elementler) yüzünden hayatını kaybetti. Hatta bundan dolayı kendisine ‘bilim için ölen kadın unvanı’ verilmiştir. Öyle ki not aldığı defterler bile o kadar radyasyona maruz kalmışlar ki, günümüzde ancak koruma altında o defterlerden istifade edilmektedir.
‘Hiçbir şey zor değildir, yeter ki onu ufak parçalara ayırmasını bilelim’.(Henry Ford) Tercih sizin, ya hayat karşısında aldığınız mağlubiyetlerle her gün gözyaşlarınızda boğulacaksınız, ya da acılarınıza karşılama töreni hazırlayıp onlardan daha güçlü olduğunuzu kanıtlayacaksınız. Yer çekimine karşı olan mücadelenizi unutmayın. Onun sizi mağlup edeceği gün öldüğünüz gündür. O ana kadar zamanınız var ve her gün olduğu gibi en iyi yaptığınız şeyi yapmaya devam edin.
Mücadele aşkına kendinizden vazgeçmeyin. Uçurtmalar rüzgâr gücü ile değil, o güce karşı koydukları için yükselirler.(William Churchill) Uçurtma bile yükselecek yol bulmuşken, sizin yerlerde sürünmenizi haklı çıkaracak bir neden göremiyorum. O yüzden kalkın ve mücadelenize kaldığınız yerden devam edin. Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. O zaman ne diyoruz, uygun adımlarla marş marş… Kalın sağlıcakla…
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
Mazi Ocakbasi
 
senol ticaret
 
gazete manşetleri
öne çıkanlar